YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12839
KARAR NO : 2007/12905
KARAR TARİHİ : 05.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Hakem Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Köyceğiz Orman İşletme hudutları dahilindeki 141.720 m2’lik ormanlık sahada enerji nakil hattı için … Genel Müdürlüğü lehine izin verildiğini, davalıdan alınan taahhüt senedi hükümleri gereğince 27.7.2003 tarihinde ödenmesi gereken 2003 yılı arazi tahsis bedelinin, 9.9.2003 tarihinde bir … 12 gün gecikmeli olarak ödendiğini ileri sürerek, bu durumda taahhütname uyarınca tahakkuk eden 50.857.516.000 TL gecikme faizi ile 9.154.353.000 TL KDV’den oluşan toplam 60.011.869.000 TL idare alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolün tarafı olmayan ve ayrı tüzel kişiliği bulunan … … Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğüne karşı dava açılamayacağını, arazi tahsis bedeli olarak asıl alacağın ödendiğini, gecikmeye … Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmaların neden olduğunu savunarak, davanın gerek husumet, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Hakem sıfatıyla bakılan davada mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece davaya 3533 sayılı yasa gereği hakem sıfatı ile bakılmıştır. Kural olarak 3533 sayılı yasa hükümlerine göre verilen hakem kararları itirazı kabil olup, itiraz üzerine verilen kararlar da kesindir. Ancak hakemin yetki ve görevi dışında vermiş olduğu kararlar kamu düzenini ihlal edecek mahiyette ise bu hususlar temyiz edilebileceği gibi Yargıtay’ca da resen gözetilmelidir. Somut uyuşmazlıkta böyle bir yetki aşımı olup olmadığının irdelenmesi gerekir. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1. maddesi gereğince umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığa 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için davanın her iki tarafının da yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumlarından olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse davaya mecburi hakem sıfatı ile bakılamaz. Davacı … Genel Müdürlüğünün 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur. Davalı … ise, 15.9.1993 tarih ve 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 233 sayılı kanun hükmünde kararnameye göre kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. Aynı kararnamenin 4. maddesine göre de … hukuk hükümlerine tabidir. Davalı bu nedenle, 3533 sayılı yasa kapsamında kalan idare ve kuruluşlardan değildir. O halde davalı 3533 sayılı yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde de hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli değildir. Davaya bakmak genel mahkemelerin görevi içinde kalır. Mahkemece, mecburi hakem sıfatıyla yetki aşımı yapılarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre bu aşamada davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentde gösterilen nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 5.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.