Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/14559 E. 2009/5479 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14559
KARAR NO : 2009/5479
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu davalının vekili olarak dava dışı kiracısına karşı ihtarnameler gönderip, tahliye davası açtığını, kira alacağı yönünden icra takibi başlattığını, kendisini bilgilendirmeden haricen kira alacağını alıp, icra dosyası ve tahliye davası dosyalarından feragat ettiğini hak ettiği ücretini ödemediği gibi karşı taraftan tahsil edilecek ücretinin de alınmasına engel olduğunu, bu yöndeki alacaklarının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak 8.474.06 YTL üzerinden itirazın iptaline, şartları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazının incelenmesinde; İ.İ.K.nun 67/2.maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması gerekir. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması gerekli değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.