Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/12359 E. 2009/5632 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12359
KARAR NO : 2009/5632
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ….ile davalılar vekili avukat … ‘un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 15.2.2001 tarihinde davalı Borusan Oto Servis Ve Ticaret A.Ş’den diğer davalının ithal ettiği aracı satın aldığını, aracım bakımlarını yaptırdığını, 24.5.2002 tarihinde yanında oğlu ve arkadaşı olduğu halde araçla seyir halinde iken aracın sol ön tekerinin amortisör piston çubuğunun kırılması sonucu aracın kontrolünü kaybederek karşı yola geçerek karşı yönden gelen araçla çarpıştığını ve karşı araçta bir kişinin öldüğünü; kendisinin ve oğlununda yaralandığını, ceza davasında kusurunun olmadığı, olayın araçtaki kusur nedeniyle oluştuğu gerekçesiyle beraat ettiğini, olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulduğunu ileri sürerek 2.000.000.000.000 TL (2 Trilyon lira) manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğu, araçta herhangi bir sorunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, kazanın araçtaki teknik arızadan kaynaklandığının ceza mahkemesi kararıyla belirlendiği gerekçesiyle 50.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar Borusan Otomotiv İthalat Ve Dağıtım A.Ş ile Borusan Oto Servis Ve Ticaret A.Ş.den tahsiline, diğer davalı hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, aleyhlerine hüküm kurulan davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.nun 47.maddesi hükmü uyarınca hakimin … halleri gözönünde tutularak manevi zarar adı altında hak sahibine vereceği tazminat tutarının adalete uygun olması gerekir. Bu para tutarı aslında ne tazminat, nede cezadır. Çünkü mamalek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülükte değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir kusur duygusu doğurmaktadır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. dava konusu olayda, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile oluşacak miktar ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında manevi tazminat olarak hüküm altına alınan 50.000,00 YTL.nin fazla olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek daha uygun ve ılımlı bir miktara karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 625,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak, davalılara ödenmesine, peşin alınan 679,00 YTL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.