Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/17381 E. 2012/21675 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17381
KARAR NO : 2012/21675
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını … sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, yeniden yapılandırma sonucu istihdam fazlalığı oluşması nedeniyle geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Davalı işyerinde bakım ve planlama müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, şirketin yeniden yapılandırılması ve kadroların yeniden değerlendirilmesi sonucu çalışmasına ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle geçerli sebeple feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, fesih bildiriminde belirtilen olguların gerçek olup olmadığı hususunda, bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Ancak bilirkişi raporu, dosyayı aydınlatmaya yeterli görülmediği gibi, hatalı değerlendirmeler içermektedir. Yazılı fesih bildiriminde, fesih sebebi açık ve kesin olarak belirtildiği gibi, fesih bildirimi davacıya da tebliğ edilmiştir. İş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını ispat külfeti işverene düşmektedir. Davacının, yeniden yapılandırılma sonucunda çalışmasına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiş ise de, işverenin objektif ve tutarlı davranıp davranmadığının denetlenmesi gerekmektedir. İşveren, bu fesih olgusuna dayanmasına rağmen, daha sonra davacı ile aynı nitelikte bir başka çalışanı işe almışsa, işverenin tutarlı davrandığından bahsedilemeyecektir. Hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda, bu husus açıkça ortaya konulmadığından, gerekirse işyerinde keşif yapılarak, işverenin kayıt ve belgeleri üzerinden, fesihten sonra özellikle davacı ile aynı nitelikte işçi alınıp alınmadığı, feshin son çare ilkesi gereğince, davacıya kısa bir eğitim verilmek suretiyle, somut ve açık bir şekilde belirtilerek başka bir birimde istihdamının mümkün olup olmadığı hususlarında tüm tereddütleri giderecek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.