YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7211
KARAR NO : 2007/12487
KARAR TARİHİ : 25.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sahibi olduğu taşınmazı davalıya satıp tapuda devir ettiğini, ancak davalının bakiye 40.000 YTL bedeli ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya yemin teklifine dair tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalının duruşmaya gelmeyerek yeminden kaçındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ödenmeyen bakiye satış bedelinin tahsiline ilişkin olup, dava dilekçesinin davalının vekiline tebliğ edildiği ve davaya da vekili tarafından cevap verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının yemin davetiyesi tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki davalının yargılama aşamasında yurt dışında bulunduğu davacı tarafça mahkemeye beyan edilmiş ve mahkemece de, 13.4.2005 tarihli celsede davalının yurt dışından döndüğünde masraf ve adres verilmesi halinde yemin devetiyesi çıkarılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, davacı tarafça karar duruşmasından bir önceki duruşmada davalının yurda dönme ihtimali bulunduğu bildirilmiş ve ancak davalının adresi bildirilmemiş ve mahkemece davalının vekaletnamede bildirdiği adrese yemin davetiyesi çıkarılarak 12.1.2007 tarihinde “işe gittiği için konutta daimi ikamet eden yengesi … tebliğ edildi” şerhiyle tebliği edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf 13.4.2005 tarihli duruşmadaki ara kararına rağmen
davalının adresinin bildirilmediğinden ve yargılamanın devamı sırasında yurt dışında olduğu davacı tarafça bidirilen davalının yemin davetiyesinin tebliği edildiği tarihte gerçekten yurda dönüp dönmediğine, dönmüş ise davetiyenin tebliğ edildiği adreste ikamet edip etmediği hususunda delil bildirilmediğinden ve bahsi geçen işlemlerin yapıldığı celselerde davalı vekilide hazır bulunmadığı için, davalı adına çıkarılan yemin davetiyesi tebliğinin usulüne uygun olduğunun kabulü olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yemin davetiyesi tebliğine rağmen davalının duruşmaya gelmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.