YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2590
KARAR NO : 2007/8388
KARAR TARİHİ : 14.06.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …. ile davalı vekili avukat ….gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 23.12.1993 tarihinde dövize endeksli konut kredisi sözleşmesi ile 100.000 DM kredi karşılığı 831.168.000 TL aldığını, geri ödemelerin aylık DM taksitlerle ödenmekte iken nisan 1994 tarihinde alınan ekonomik kararlar sonucu dövizdeki beklenmeyen yükseliş nedeniyle sözleşmedeki taraflar arasındaki dengenin aleyhine bozulduğunu ileri sürerek 1 DM=8.674 TL baz alınarak bakiye borcunun tespitine, geri ödemelerin aynı kur esas alınmak suretiyle belirlenecek aylık 20.808.926 TL olarak ödenmesi için sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyarlama şartlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının döviz ile borçlanmayı seçtiği, sözleşmeye bağlılığın esas olduğu, sözleşmenin uyarlanmasını gerektirecek haklı bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı yanca temyiz edilmesi üzerine 11.Hukuk Dairesinin 9.10.1995 tarih ve 1995/6334-7331 sayılı bozma ilamı ile özetle “Nisan 1994 kararlarının kredi borçluları açısından olumsuzluk doğurup doğurmadığı uygulamada tartışma konusu olmakla beraber bankaların genel eğilim olarak kredi borçlularına, geri ödemelerini TL’ye
2007/2590-8388
çevirmelerini önerdikleri, bu bağlamda davalıdan eğer bu krediyi TL bazında açmış olsaydı kredinin ilk açılışından itibaren ne miktar aylık ödemeleri kabul edeceği hususunun sorularak saptanması, taraflar anlaşamazlar ise bu konuda bilirkişi raporu alınması ve kredinin TL olarak açılması durumunda ne miktar ödemeler yapılacağının belirlenmesi ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi” gerektiğine işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiş, karar düzeltme isteği de reddedildikten sonra Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 14.5.2004 tarihinde, davanın kabulü ile kredi kalan borç miktarının 872.386.544 TL olmak üzere bilirkişi raporundaki ödeme planı doğrultusunda TL’ye uyarlanmasına karar verilmiş; hükmün davalı yanca temyizi üzerine yine aynı Dairece bu kez davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle bozulması üzerine mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya Tüketici Mahkemesine intikal ettirilmiş, Tüketici Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının dava tarihinden önce kredi geri ödemesinde 21.4.1994 tarihli taksiti 21.6.1994 tarihinde ödeyerek temerrüde düştüğü, dava tarihinden önce temerrüde düşen borçlunun uyarlama isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan 9.10.1995 tarihli bozma ilamında, dava konusu dövize endeksli kredinin, sözleşme tarihinde TL olarak açılıp kullandırılması halinde aylık geri ödemelerinin TL bazında ne miktar olacağı konusunda bir araştırma ve inceleme yapılması gerektiği bildirilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamında işin esasının incelenmesi gerektiği bildirildiğine ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre artık davacının temerrüde düştüğünden bahisle uyarlama isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilemez. Hükmüne uyulan 9.10.1995 tarihli bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması gerekirken bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen temerrüt olgusuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 14.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.