Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5293 E. 2007/8498 K. 18.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5293
KARAR NO : 2007/8498
KARAR TARİHİ : 18.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 29.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Yasa ile 2813 sayılı Telsiz Kanununda yapılan değişiklikle Telekomünikasyon Kurumunun kurulduğunu, Kurumun göreve başladığı 15.8.2000 tarihinde Telsiz Genel Müdürlüğünün hukuki varlığının sona erdiğini, 4502 sayılı Yasa gereğince daha önce Telsiz Genel Müdürlüğünce yürütülmekte olan görevlerin Kuruma verildiğini, Yasanın 5. maddenin 12.fıkrasına göre de bu kanunda ve diğer mevzuatta Telsiz Genel Müdürlüğüne yapılan tüm atıfların Kuruma yapılmış sayılacağını, Ulaştırma Bakanlığı ile davalı arasında 27.4.1998 tarihli “GSM Pan Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi ile ilgili Lisans verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesi” bulunduğunu, söz konusu imtiyaz sözleşmesinin, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince … ile Telsim A.Ş. arasında, Danıştay’ın da görüşü alındıktan sonra 13.2.2002 tarihinde yenilenerek yürürlüğe girdiğini, imtiyaz sözleşmelerine, 5.4.1983 tarih ve 2813 sayılı Telsiz Kanununun 5. maddesinin, kurum gelirlerinin sayıldığı 16. fıkrasının (b) bendinde yer alan “ 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu çerçevesinde imtiyaz sözleşmesi imzalayan ya da telekomünikasyon ruhsatı alan işletmecilerden aynı Kanunun ek 19. maddesi çerçevesinde alınacak ücretlerin %005’i ve ilgili imtiyaz sözleşmesi veya telekomünikasyon ruhsatında gösterilmiş olması kaydıyla işletmecilerden Kurum masraflarına katkı amacıyla alınacak diğer ücretler” hükmü gereğince Kurum masraflarına katkı payı alınmasına ilişkin madde konulduğunu, dava konusu imtiyaz sözleşmesinde de Kurum masraflarına katkı payının 9. maddede
2007/5293-8498
düzenlendiğini, bu hüküm gereğince davalının 2002 yılında elde etmiş olduğu brüt gelirden her türlü vergi, resim, harç, fon, hazine payı ve KDV düşüldükten sonra kalan miktarın %0.35’inin 2003 yılı Nisan ayının son iş gününe kadar Kurum masraflarına katkı payı olarak Kuruma ödemesi gerektiğini, bu hususun 24.4.2003 tarihli yazı ile davalıya bildirildiği halde herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Kanundan ve imtiyaz sözleşmesinden doğan, 2003 yılı gelirlerine ilişkin Kurum masraflarına katkı payı olan 2.701.485.447.163 TL’nin 30.4.2003 tarihinden 1.6.2004 tarihine kadar hesaplanan 714.829.699.324 TL faizi ile birlikte toplam 3.416.315.146.487 TL’nin ödetilmesine, Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2004/4724 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan Lisans Sözleşmesine, 4501 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ve Danıştay İdari İşler Kurulunun 5.4.2001 tarihli 2001/51 sayılı kararı gereğince bir ek maddenin eklenmesi hususunda taraflarca anlaşmaya varıldığını, 22.5.2001 tarihinde imzalanan ek sözleşme ile tarafların bu sözleşmenin kapsamı, uygulanması ve feshi ile ilgili konularda çıkan uyuşmazlıkları Tahkim yolu ile çözümlemeyi kabul ettiklerini, yenilenen sözleşmenin 51. maddesi gereğince lisans sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların ICC (Uluslararası Ticaret Odası) Tahkim kuralları çerçevesinde aynı kurallara göre seçilecek üç hakem tarafından tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle davanın sözleşmede yazılı tahkim şartına göre Hakemde açılması gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürerek, davanın öncelikle görev, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini savunmuş, %40 inkar tazminatının ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip konusu alacağın dayanağı olan taraflar arasında düzenlenen imtiyaz sözleşmesinin 51. maddesinde, sözleşmenin kapsamı, uygulanması ve feshi ile ilgili konularda çıkan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceğinin kararlaştırılmış olması ve davalı tarafından da süresinde tahkim itirazının ileri sürülmüş olması gerekçesiyle, davalının tahkim itirazının kabulüne, sözleşmedeki tahkim şartı gereğince uyuşmazlığın çözümü hakeme ait olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
29.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Kanun ile 2813 sayılı Telsiz Kanununda yapılan değişiklikle söz konusu Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “Bu kanun ile 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununda belirtilen
2007/5293-8498
genel esaslar çerçevesinde, kanunlarda öngörülen yetki ve sorumlulukları uygulamak ve verilen diğer görevleri yapmak üzere kamu tüzel kişiliğini ve idari ve mali özerkliği haiz özel bütçeli … kurulmuştur.” hükmü ile tüm telekomünikasyon sektöründe genel düzenleyici bir kurum olarak Telekomünikasyon Kurumunun kurulduğu, söz konusu Kanun ile daha önce Telsiz Genel Müdürlüğünce yürütülmekte olan görevlerin Kuruma verildiği, Telekomünikasyon Kurumunun göreve başladığı 15.8.2000 tarihinde 4502 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde Telsiz Genel Müdürlüğünün hukuki varlığının sona erdiği, 2813 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesinin 12. fıkrasına göre, bu kanunda ve diğer mevzuatta Telsiz İşleri Genel Müdürlüğü ve Telsiz Genel Müdürlüğüne yapılan tüm atıfların Telekomünikasyon Kurumuna, Telsiz İşleri Genel Müdürü ve Telsiz Genel Müdürüne yapılmış olan tüm atıfların da Kurum Başkanına yapılmış sayılacağı, Ulaştırma Bakanlığı ile davalı arasında GSM Pan Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin imzalanan 27.4.1998 tarihli imtiyaz sözleşmesi ile, davalı şirkete bu kamu hizmetini yürütmesi için lisans verildiği, söz konusu imtiyaz sözleşmesinin, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince … ile Telsim A.Ş. arasında Danıştay’ın da görüşü alındıktan sonra 13.2.2002 tarihinde yenilenerek yürürlüğe girdiği, 2813 sayılı Telsiz Kanununun 5. maddesinin, Kurum gelirlerinin sayıldığı 16. fıkrasının (b) bendinde yer alan “4.2.1924 tarihli Telgraf ve Telefon Kanunu çerçevesinde imtiyaz sözleşmesi imzalayan ya da telekomünikasyon ruhsatı alan işletmecilerden aynı Kanunun ek 19. maddesi çerçevesinde alınacak ücretlerin %005’i ve ilgili imtiyaz sözleşmesi veya telekomünikasyon ruhsatında gösterilmiş olması kaydıyla işletmecilerden Kurum masraflarına katkı amacıyla alınacak diğer ücretler” hükmü gereğince kurum masraflarına katkı payı alınmasına ilişkin hükmün imtiyaz sözleşmesinin 9. maddesinde düzenlendiği, söz konusu maddede; “İşletmeci, elde edeceği brüt gelirden her türlü vergi, resim, harç,fon, hazine payı ve KDV düşüldükten sonra kalan miktarın %0.35’ini Kurum masraflarına katkı payı olarak, elde ettiği yılı takip eden yılın nisan ayının son iş gününe kadar Kurum’a ödeyecektir.” hükmüne yer verildiği, ayrıca yenilenen sözleşmenin 51. maddesinde de, “Taraflar bu sözleşmenin kapsamı, uygulanması ve feshi ile ilgili konularda çıkan uyuşmazlıkları öncelikle Lisans Koordinasyon Kurulunda görüşmelerle çözümlemeyi kabul etmişlerdir. Taraflar, söz konusu uyuşmazlığı Lisans Koordinasyon Kurulunda 30 gün içinde çözümleyemezlerse…uyuşmazlık Uluslararası Ticaret Odasının tahkim kuralları (ICC Kuralları) çerçevesinde aynı
2007/5293-8498
kurallara göre seçilecek üç hakem tarafından tahkim yoluyla çözümlenir.” Hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı bu davada, 27.4.1998 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı ile davalı arasında imzalanan, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince … ile davalı arasında 13.2.2002 tarihinde yenilenerek yürürlüğe giren imtiyaz sözleşmesinin az yukarda açıklanan 9. maddesi hükmüne göre 2003 yılında ödenmeyen Kurum masraflarına katkı payı alacağının ödetilmesini istemiş, davalının, anılan sözleşmenin 51. maddesine göre davanın Tahkimde görülmesi gerektiğine ilişkin ilk itirazı üzerine de mahkemece uyuşmazlığın çözümünün hakeme ait olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Taraflar arasında 13.2.2002 tarihinde yenilenerek yürürlüğe giren imtiyaz sözleşmesinin 51. maddesinde “Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü” başlığı altında, olası ihtilafların çözümünde tahkim şartı öngörülmüşse de, ilgili hükümden, niteliği ne olursa olsun taraflar arasında çıkabilecek her türlü uyuşmazlığın, Tahkime tabi olduğu sonucu çıkarılamaz. Davalı …Ş tarafından, kamu hizmeti niteliğindeki GSM 900 mobil telefon hizmetine ilişkin bu faaliyetin, başta 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu, 2813 sayılı Telsiz Kanunu olmak üzere davacı Kurumla yapılan imtiyaz (lisans) sözleşmesi ve yasalar uyarınca Kurum tarafından yapılan idari düzenleyici işlemler çerçevesinde yürütüldüğü açık olup, davalı …Ş.’nin bu hizmeti yürütürken sahip olduğu hak ve yükümlülüklerin de, sadece lisans sözleşmesinde değil, lisans sözleşmesi dışında az yukarda bir kısmına değinilen yasa ve yönetmeliklerde de düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla tahkim konusu yapılabilecek uyuşmazlıkların da ancak imtiyaz sözleşmesinde açıkca düzenlenmiş olan hak ve yükümlülüklerin uygulanmasından kaynaklanmış olan uyuşmazlıklar olduğunun kabulü zorunludur. Nitekim imtiyaz sözleşmesinin tahkim koşulunu düzenleyen 51. maddesinde de, “bu sözleşmenin kapsamı, uygulanması ve feshi ile ilgili konularda” tahkime gidilebileceği belirtilmiştir. Dava konusu alacak ise “Kurum masraflarına katkı payı”na ilişkin olup, bununla ilgili ücretlerin az yukarda açıklanan 2813 sayılı Telsiz Kanununun Kurum gelirlerinin belirtildiği 5. maddesinin 16. fıkrasının (b) bendinde açıkca düzenlenmiş olması karşısında, taraflar arasında söz konusu ücretlerin ödenmemesinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlığın, yasa ile getirilen bir yükümlülüğün ihlali niteliğinde olduğu, ve yine yasa ve ilgili yönetmelik hükümleri gözetilerek çözümlenmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın tahkim sözleşmesinden kaynaklanmadığı, çözümünün de sözleşmede öngörülen tahkime tabi olmadığı kabul edilmelidir. Yasayla düzenlenen bir yükümlülüğün, sözleşmede de yer almış olması, bu sonucu değiştirmeyecektir. Aksinin
2007/5293-8498
kabulü, Kurumun idari ve kamu gücünden kaynaklanan yetkilerinin tahkime tabi tutulması sonucunu doğuracaktır ki bu durum Anayasa ve Kanunlara açıkça aykırılık teşkil eder. Kaldı ki Telsiz Kanununun 27. maddesinin 3. fıkrasında da, Telsiz Kanununda yer alan ücretlerin tahsilinin genel hükümlere tabi olduğu hususu da açıkca düzenlenmiştir. O halde davaya bakmakla genel mahkeme görevli olduğundan mahkemece, işin esasına girilerek, tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sözleşmedeki tahkim şartı gereğince uyuşmazlığın çözümünün hakeme ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.