YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5380
KARAR NO : 2007/13368
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 8.12.2000 tarihli harici satış sözleşmesiyle … ili, … ilçesi, Göynük Köyü 1619 parselde kayıtlı, 225 m2 miktarındaki bahçeli dublex villa gayrimenkulü 20.3.2001 tarihinde tapuda davalı …’den 130.000 D.M. ödeyip satın aldığını yaptığı araştırmada gayrimenkulün konumu, özellikleri emsalleri ile karşılaştırılınca rayiç bedelinin 60.000 DM olduğunu gördüğünü, Alman vatandaşı olarak davalılara güvendiğini, rayicin 130.000 DM olduğu söylenerek yanlış kanaat uyandırdıklarını, edimler arasında aşırı nisbetsizlik olduğunu, tecrübesizliğinden yararlandıklarını, davalı …’ya ihtar çekip 70.000 DM’sinin istendiğini ancak cevabında …’nın, bu satış işlemi ile ilgisinin olmadığını, aralarındaki borç ilişkisi nediniyle …’in bu gayrimenkulüne haciz koydurduğunu ve davalı …’in bu evi satıp kendisine borcunu ödeyeceğini söylediğini ileri sürerek, ödediği 130.000 Dm’nın ödedikten sonra tapunun davalı …’ya iadesine, olmaz ise ödediği 130.000 DM’nin bilirkişilerce belirlenecek rayiç olandan fazla kısmın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …, B.K.’nun 21.mad. gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, gabin şartlarının oluşmadığını,
davacının günlerce düşünüp, piyasa rayicini araştırıp taşınmazı satın aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını davalı …’in kendisine olan borcu nedeniyle bu gayrimenkule haciz koydurduğunu, satılarak ucuza gitmemesi için tapuyu kendine devrettiğini, aralarında taşınmazın … tarafından satılacağı borcun ödeneceği kendisinin de satın … kişiye tapunun devrinin verileceğinin kararlaştırıldığını, pazarlıkta, satım anlaşmasında bulunmadığını, hiç bir para almadığını, sadece tapuyu devrettiğini, davalı …’ten de icra dosyasına olan borcu kadarını aldığını yargılama aşamasında davacının dava konusu gayrimenkulü dava dışı 3. kişiye satıp devrettiğini, taşınmazı geri alma imkanının da kalmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkememce, hak düşürücü sürenin dolmadığı, garimenkulün hakiki değeri ile satış bedeli arasında açık bir nisbetsizlik bulunması karşısında gabinin mevcudiyetini kabul ederek, davanın kabulüne, 65.000 DM karşılığı TL’sının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sözleşmenin gabin nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin, taraflardan birinin, diğerinin şahsın da mevcut … bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir.Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle, sözleşme yapmaya sürüklenmiş kişileri korumak, zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış olup, B.K.’nun 21. maddesi ile “bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu taktirde eğer gabin mutazarrırın muzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise mutazarrır bir sene zarfında akti feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir” hükmü getirilmiştir.O halde, gabinden söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı nispetsizlik yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde subjektif ikinci unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.Hemen belirtmek gerekir ki gabin davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı taktirde mutazarrırın kişiliği, yaşı, … durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü, psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler (subjektif unsur) derinliğine araştırılıp incelenmelidir.
Somut olaya gelince; davacı davaya konu taşınmazı 8.12.2000 tarihli harici satış sözleşmesi ile 130.000 DM bedelle satın almış, 20.3.2001 tarihinde tapu devri yapılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas tutulan 4.11.2003 günlü raporda, gayrimenkulün sözleşme tarihi olan 8.12.2000 tarihinde 65.000 DM değerinde olduğu mütalaa olunmuştur. Böylece davacının bedel olarak ödediği 130.000 DM ile gayrimenkulun satış tarihindeki değeri arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu kabul olunabilir, fakat bu açık nispetsizlik gabinin bütün şartlarının tahakkuk ettiğini kabul için yeterli sayılamaz. Zira bu objektif şart ile birlikte subjektif şartı teşkil eden müzayaka veya hiffet veyahut tecrübetsizlik hallerinden birisinin dahi bulunması lazımdır. Tarafların iddia ve savunmaları, davacı isticvabındaki sözleri, şahit beyanları kayıt ve belgelerden davacının taşınmazı satın almak için komisyoncu … ile davalı … ve eşi …’ya başvurduğu uzun görüşme ve araştırmadan sonra gayrimenkulü satın aldığı böylece, gabinin subjektif unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde olayda B.K.’nun 21. maddesinin koşulları gerçekleşmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.