YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16742
KARAR NO : 2007/4347
KARAR TARİHİ : 30.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … ilçesi, … Köyü, … Koyu mevkiinde davalıya ait 50.000 m2 miktarındaki taşınmazı 2.3.1998 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, tapunun 15.11.1999 tarihinde devri sırasında taşınmazın 22.514.04 m2 olduğunu öğrendiğini, bildirip noksan kalan 27.485.96 m2 taşınmazın aynen verilmesini veya belirlenecek bedelinin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın sözleşmenin düzenlendiği tarihte tapusuz olduğunu, kadostro tespiti yapıldıktan sonra 15.11.1999 tarihinde tapuda devrinin gerçekleştiğini taşınmazın davacıya temlik tarihi olan 15.11.1999 tarihi ile dava tarihi olan 4.4.2005 tarihine kadar 6 seneye yakın süre geçtiğini, bir yıllık zamanı aşımı süresinin dolduğunu, satış senedinde taşınmazın miktarının yaklaşık 50.000 m2 yazılmasının tahmini bir ifade olduğunu, senet üzerinde gayrımenkulün hudutlandırılmış olup, Kadastro Kununu’nun 30.maddesi gereğince hudutlara itibar edilmesi gerekeceğinden esastan dahi davanın haksız bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, gayrimenkullerde tekeffüle dayanan davaların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, Borçlar Kanunu’nun 207.maddesinin birinci fıkrasına göre davacının taşınmazı teslim almasından itibaren bir yıllık sürenin geçtiğini gerekçe göstererek davanın zamanaşımı def’i nedeniyle reddeine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyardaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının
2006/16742-2007/4347
temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davayı vekil ile takip eden davalı yararına karar tahinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.120.00 YTL nispi vekalet ücretine hükmedimesi gerekirken 400.00 YTL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendin 1.satırındaki (400.000 YTL) rakamının karardan çıkartılarak yerine (1.120.00 YTL) rakamının yazılmasına kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 0.90 YTL kalan harcın davacıdan alınmasına, 30.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.