YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9419
KARAR NO : 2007/14252
KARAR TARİHİ : 28.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile 1994 yılında evlendiklerini, 4.7.2001 tarihinde boşandıklarını,evlilik birliği içerisinde Babaeski’de annesine ait olan … satıldığını ve satış bedeli olan 20.000 DM’ın davalıya verildiğini,bu para ile alınan kooperatif hissesinin boşanma davasının açılmasından hemen önce muvazaalı bir şekilde 3. şahsa devredildiğini ileri sürerek,20.000 DM’nin 20.10.1995 tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,karz aktinin yazılı olması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların 1994 tarihinde evlendikleri ve 4.7.2001 tarihinde boşandıkları, davalının annesi adına kayıtlı taşınmazın evlilik birliği sürerken 20.10.1995 tarihinde satıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Davacı, davalının adına kayıtlı olan ve sattığı taşınmazın Babaeski’de bulunan annesine ait … satış bedeli ile alındığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı da kooperatif hissesinin kendisini tarafından alındığına ilişkin belgelerini dosyaya sunmuştur.Mahkemece, dinlenen davacı tanıklarından …’nın emlakçı olduğunu 7-8 yıl sonra alınan ifadesinde olayları bu şekilde hatırlamasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini,tanık … …’ın ise davacının dayısı olduğundan beyanlarına itibar edilmediğini,davacının annesinin evinin satışının kanıtlandığını ancak bedelinin davalıya verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.(HUMK.nun 254) Akrabalık veya diğer bir yakınlık ilişkisi başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi, yer zaman ve olgulara dayalı bir tanık anlatımına da, sonradan olayların bu kadar ayrıntılı hatırlanamayacağı gibi soyut ifadelerle itibar edilmemesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, tanıklardan … ve … ’ın anlatımları ile diğer deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ;aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.