Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2326 E. 2007/6819 K. 17.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2326
KARAR NO : 2007/6819
KARAR TARİHİ : 17.05.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı hastane ile imzaladıkları 1.8.2003 tarihli tıbbi malzeme satışına dair sözleşme gereğince sipariş edilen malzemelerin 31.12.2003 tarihli sevk irsaliyeli fatura ile davalı yana teslim edildiği halde bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin 13. maddesinde fatura tarihinden itibaren 90 gün içinde ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, fatura bedeli ile temerrüt faizi alacağının tahsili için başlattıkları icra takibinde, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının asıl alacak 162.098,00 YTL’yi ödeyerek bakiye borca itiraz ettiğini, ödenek yetersizliği savunmasının dinlenemeyeceğini, ödenen miktarın B.K.’nun 84. maddesi gereğince öncelikle faizden düşülmek suretiyle kalan 65.397,00 YTL asıl alacak için itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl alacak miktarının ödendiğini, ödeme emrinde hangi günler için ne miktar faiz istendiğinin gösterilmediğini, faiz isteğinin haksız ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl alacak olan 162.098,00 YTL için, sözleşmede belirlenen 90 günlük süre sonunda davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten icra takip tarihine kadar hesaplanan temerrüt faizi ile asıl alacak toplamından, ödenen miktarın B.K 84. maddesi gereğince düşülmesi sonucu bulunan 54.843,00 YTL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla talebin reddine, %40 oranında hesaplanan 21.937,26 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 1.8.2003 tarihli sözleşme ile teslimini yükümlendiği tıbbi malzemeleri 31.12.2003 tarihli fatura karşılığı teslim ettiği halde, bedelinin ödenmediğinden alacağının tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile bu davayı açmıştır. Teslim edilen malzemeden dolayı, sözleşme gereğince yasal kesintiler yapıldıktan sonra 162.098,00 YTL asıl alacak bulunduğu hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı, sözleşmede kararlaştırılan vadede borcun ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine … 28.İcra Müdürlüğünün 2005/737 esas sayılı dosyası ve 25.1.2005 günlü takip talebiyle, faturaya dayalı olarak, 163.135.000.000 TL asıl alacak, 64.360.109.589 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 227.495.109.589 TL üzerinden icra takibi başlatmış, ödeme emrinin 31.1.2005 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi üzerine, aynı gün davalının asıl alacak miktarı olarak ihtilafsız hale gelen 162.098,00 YTL’yi davalının banka hesabına yatırdığı ve 3.2.2006 tarihinde yasal süresi içinde borcun geri kalan kısmına, faiz oran, süre ve miktarına itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının kabul ettiği asıl borcu ödemede temerrüde düşüp düşmediği, düşmüş ise temerrüt tarihinin ne olduğu ve yapılan ödemenin borçtan mahsubuna ilişkindir.
Somut olayda, öncelikle davalının temerrüde düştüğü tarihin saptanması gerekir. Taraflar arasındaki mal alım ihalelerine ait tip sözleşmenin ödeme koşulları ve zamanı başlıklı 13.2. maddesinde; “fatura tarihinden itibaren 90 gün içinde ödenir” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm alacağın istenebilir hale geleceği yani muaccel olacağı tarihi açıklamakta olup yasanın aradığı anlamda kesin bir vadeyi ihtiva etmemektedir. B.K.’nun 101. maddesi borcun ifa edileceği gün taraflarca tayin edilmemiş ise, muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağını öngörmüştür. Dosyada takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtara rastlanmamıştır. Davacı tarafından icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden, davacı icra takibinden önceki dönem için birikmiş faiz isteyemeyecek, ancak icra takip tarihinden yapılan ödeme tarihine kadarki süre için faiz isteyebilecektir. Öyle olunca 25.1.2005 icra takip tarihinden, asıl alacak miktarının ödendiği 31.1.2005 tarihleri arasındaki dönem için faiz yürütülmesini mümkün kılacak şekilde hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açılanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.