YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1930
KARAR NO : 2006/4847
KARAR TARİHİ : 31.03.2006
… Tem.İnş.Yem.Ürt.Hiz.Teks.Zirai İl.Taah.San.Tic.Ltd. Şti. vekili avukat … … ile T.C. DDY Genel Müdürlüğü vekili avukat … , 2/DDY 5. Bölge Müdürlüğü, 3-DDY Gar Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.12.2003 tarih ve 814-718 sayılı hükmün Dairenin 22.11.2005 tarih ve 10798-17220 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı ile imzaladıkları 08.11.2000 tarihli sözleşme gereğince, davalının genel temizlik işini üstlendiklerini, ancak sözleşme ve şartname hükümlerine göre davalı tarafından karşılanması hüküm altına alınan SSK işveren katkı payı tutarının, resen istihkaklarından haksız olarak kesildiğini bildirerek borçlu olmadıklarının tesbiti ile, resen kesilen 2.352.000.000 TL sının faizi ile istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle davacının davalı TCDDY Genel Müdürlüğüne 2.352.000.000 TL borçlu olmadığının tesbiti ile bu miktarın Aralık 2002 tarihinden faizi ile tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükmün, davalı TCDDY Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce;
“-Davacının, davalının temizlik işini üstlendiği tarafların kabulündedir. Davacı Ltd. Şti.’nin olağanüstü hal bölgesi olan …’da kurumlar vergisine tabii ticari şirket olduğu ve işyerinde işçi çalıştırdığı da tartışmasızdır. 4325 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince, işveren durumundaki davacının ödemesi gereken, çalıştırdığı işçilere ait sigorta primlerinin hazinece karşılanacağı da yasa hükmü gereğidir. Ne var ki, sözleşmenin 11.3. maddesinde Asgari Ücret Komisyonlarınca ihalenin yapıldığı tarihteki mevcut asgari ücretin artırılması halinde eski ve yeni asgari saat ücretlerini asgari saat ücretlerinin arasındaki fark ayrıca bu farktan … ve yüklenici tarafından karşılanması gereken SSK primleri ve tasarrufu teşvik kesintisinden meydana gelecek artış fark… yükleniciye ödenecektir” hükmü getirilmiştir. Davalı savunmasında da, hazine tarafından yükleniciye primlerin ödendiği iddia edildiğine göre davacının bu primleri hazineden alıp almadığının araştırılması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön üzerinde durulup, taraflardan gerekli izahat alındıktan sonra, Olağanüstü Hal Valiliği ve Mal Saymanlığından davacının temizlik işlerinde çalışan işçilerinin SSK prim farklarının hazinece karşılanıp karşılanmadığı sorulmalı, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.” Gerekçesi ile kara bozulmuş bu defa davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenlere göre davacının sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki 8.11.2000 tarihli sözleşmenin 11.3 maddesi ile; asgari ücret tespit komisyonlarınca ihalenin yapıldığı tarihteki mevcut asgari ücretin artırılması halinde, eski ve yeni saat ücretlerinin arasındaki fark, ayrıca, bu farktan … ve yüklenici tarafından karşılanması gereken SSK primleri ve tasarrufu teşvik kesintisinde meydana gelecek artış farkının birim fiyata dahil edilerek yükleniciye ödeneceği kararlaştırılmış olup, davalı bu sözleşme hükmü ile bağlıdır.Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi İle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, Kanunun amacının, Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde vergi teşvikleri uygulamak ve yatırımlara bedelsiz kamu arsa ve arazisi temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkanlarını arttırmak olduğu belirtilmiştir. Anılan Yasanın 6. maddesinde de, “31.12.2002 tarihine kadar uygulanmak üzere; Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında sayılan illerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen aybaşından itibaren yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin bu illerdeki işyerlerinde çalıştırdıkları işçiler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 31.10.1997 tarihinden önce ilgili idareye vermiş oldukları en son 4 aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri işçi sayısına ilave olarak yeni işe aldıkları ve bu işyerlerinde fiilen çalıştırdıkları işçiler için, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu nun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca prime esas kazançları üzerinden tahakkuk ettirilecek primlerin işveren hissesi Hazinece karşılanır” hükmü getirilmiştir. 4325 sayılı yasanın bu hükmü ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin, Olağanüstü Hal Bölgesi veya bu kapsamda sayılan illerdeki gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, verdikleri hizmet ile igili hak edişlerini sözleşmeye uygun olarak ödemeleri, bunun yanında, bu bölgelerde sırf istihdam yaratmak ve teşvik amacı ile yüklenicinin Sosyal Sigortalar Kurumuna ödemesi zorunlu olan primlerin bir kısmının Hazine tarafından üstlenilmesinin öngörüldüğü açık ve belirgindir. Aksinin kabulü halinde, 4325 sayılı yasanın istihdam yaratmak ile ilgili özendirici yönünü ortadan kalkacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, davalı, 8.11.2000. tarihli sözleşmenin 11.3 maddesi hükmüne göre hesaplanacak hak ediş ödemelerini yapmak zorundadır. Ne var ki, davalı idare mahkemeye hitaben gönderdiği 6.11.2002 tarihli yazısının ilk parağrafında davacıya hiçbir kesinti yapılmadan ödemelerin yapıldığı belirtildiği halde, üçüncü paragrafta SSK primleri işveren hissesinin maliyetlere dahil edilmediği belirtilmiştir. Mahkemece bu çelişkinin açıklattırılmadan ve giderilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, sehven yazılı olduğu gibi bozma yapılması doğru görülmemiş davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemizin 22.11.2005 tarih ve 2005/10798-17220 sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeye nazaran bozulmasına karar vermek gerekmiştit.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 22.11.2005 tarih ve 2005/10798-17220 sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda belirtilen değişik gerekçe ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.