Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/6060 E. 2006/11361 K. 10.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6060
KARAR NO : 2006/11361
KARAR TARİHİ : 10.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat … …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aralarında düzenlenen 4.9.1998 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesiyle davalı idareden bir daire satın aldığını, peşinatını ödediğini ve sözleşmede kararlaştırılan taksitleri zamanında ödemesine rağmen kendisinden şerefiye bedeli ve maliyet artışı adı altında 7.811.410.340 TL para istendiğini, bu isteğin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine, 668.684.620 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aralarında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalıdan daire satın aldığını, sözleşmeye göre ödemelerin zamanında yapmasına rağmen haksız olarak kendisinden para talep edildiğinden bahisle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş, bilahare mahkemeye verdiği 25.9.2003 tarihli dilekçe ile de davadan feragat ettiğini beyan etmiş ve mahkemece de feragat nedeniyle davanın reddine, 668.684.620 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava açıldıktan sonra yapılan yasal düzenleme gereği davacı davasından feragat ettiğinden vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması doğru değildir. Bu nedenle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın “hüküm” fıkrasının 2. bendinde yazılı ” davalı lehine takdir edilen 668.684.620 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine” sözlerinin karardan çıkartılmasına, yerine ” dava açıldıktan sonra yasal düzenleme sonucuna göre davadan feragat edildiğinden davalı yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 450.00 YTl. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halnide iadesine, 10.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.