Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8537 E. 2022/17528 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8537
KARAR NO : 2022/17528
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, yalan tanıklık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık … hakkında alenen hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmün tarihi, olunan cezanın miktar ve nev’i dikkate alındığında 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, katılan … vekilinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılan vekilinin suçun subut bulduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında basit yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5.
maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
4-Sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
a-Sanık … hakkında …’ya karşı silah kullanmak suretiyle işlediği herhangi bir suçtan açılmış bir kamu davası bulunmadığı gibi, sanık …’in Cumhuriyet savcılığında Orhan’ın havaya ateş ettiği şeklindeki ifadesini mahkeme huzurundaki beyanında Necmettin’in arkasından ateş ettiğini şeklinde değiştirmesinin, sanık …’ın yargılandığı basit yaralama suçu bakımından açık bir çelişki ve farklılık oluşturmaması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
b-Karar başlığında suç tarihinin 19.01.2012 yerine 19.02.2013 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.11.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.