YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/717
KARAR NO : 2009/1265
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 350 parsel sayılı taşınmazda muris babası …’in “…” olan baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan araştırma sonucunda … isimli bir şahsın tanınmadığı ve yaşamadığı, …’in baba adının … olduğu, mülkiyet nakline yol açmamak için davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 1027 maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline yol açmamak ve diğer taraftan muhtemel hak sahiplerinin tasarruf haklarını kullanmalarını tamamen engelleyen yanlış bir sonuca ulaşmamak için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma, toplanan deliller, hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Şöyle ki, davacı muris babası …’e ait 350 parsel sayılı taşınmazda “…” olan baba adının nüfus kaydında olduğu gibi “…” olarak düzeltilmesini istemektedir. Dosya içinde bulunan nüfus kaydı ve veraset ilamı incelendiğinde murisin … ili, Islahiye ilçesi, … köyü nüfusuna kayıtlı … ve …’dan olma 1894 (1310) doğumlu …’in 1970 yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davaya konu 350 parsel sayılı taşınmaz ise Hatay ili, İskenderun ilçesi, …
Köyünde kain olup 10.7.1968 günü vekil … tarafından … oğlu … adına satın alınmıştır. Satışa dayanak yapılan 4.11.1967 tarihli vekaletname incelendiğinde satın alanın 1310 doğumlu … Islahiye kazası … Köyünde nüfusa kayıtlı …’dan doğma … oğlu … olduğu belirtilmiştir. Vekaletnamede vekalet verenin resmi de bulunmaktadır. Vekaletnamedeki nüfus bilgileri murisin nüfus bilgileri ile uygunluk göstermektedir. Zabıta tarafından Karahüseyinli Köyünde yapılan araştırmada murisin tanınıp bilinmediği bildirilmiştir. Mahkeme de bu araştırmayı davanın reddine gerekçe yapmıştır. Zabıta araştırması taşınmazın bulunduğu mahalde yapılmıştır. Oysa malik olduğu iddia edilen muris Islahiye ilçesi, … Köyü nüfusuna kayıtlı olup, satın almada kullanılan vekaletnamede de adresi İskenderun merkezde olduğu bildirilmiştir. Bu durumda taşınmazın bulunduğu yerde yapılan zabıta araştırma sonucunun olumsuz gelmesi olağan olup bunun davanın reddine gerekçe yapılması doğru değildir. Ancak diğer taraftan davacı tanıklarının beyanları da yetersiz olup muris ile taşınmaz arasındaki bağlantıyı kuracak nitelikte değildir. Ayrıca taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenmemiş olmaları da doğru değildir. Bu nedenle taraf tanıkları, bulunabilirse taşınmazın alımına aracılık yapan vekil ve vekaletname tanıkları dinlenmeden ve ayrıca vekaletnamedeki resmin murise ait olup olmadığı incelenmeden ve gerek Islahiye ilçesinde gerekse İskenderun ilçesinde kayıt maliki … oğlu … adlı şahsın bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulup araştırılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş ve tüm bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 5.2.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.