Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/7932 E. 2008/11633 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7932
KARAR NO : 2008/11633
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat, davalı müvekkili ile arasında vekalet sözleşmesi bulunduğunu, haksız olarak azledildiğini, 12119,04 YTL vekalet ücreti ödenmediği için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukat, davalı müvekkili tarafından haksız olarak azledildiğini belirterek, vekalet ücretinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle, bu davayı açmıştır. Davalı ise azlin haklı olduğunu, davacı avukatın görevini kötüye kullandığını savunmuştur. Gerçekten de davacı avukat hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/110 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış ve görevi ihmal suçu sabit görülerek, cezalandırılmıştır. Bu dosya Yargıtay aşamasında olup, henüz kesinleşmemiştir. Ancak davalı, … bu dava dosyasına sunduğu delillerle davacı avukatın görevini kötüye kullandığını ve azlin haklı olduğunu ispatlamıştır. Zira davacı avukat, … İdare Mahkemesinin 2002/87 Esas sayılı dosyasında davacı vekili olarak açtığı davanın henüz kesinleşmediği ve Danıştay aşamasında olduğunu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/58 Esas sayılı tapu iptali tescil davasındaki birçok duruşmada belirtilmiştir. Oysa anılan İdare Mahkemesi kararı, temyiz edilmeden 8.3.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı avukatın, bu tarihten sonraki tarihli duruşmalardaki beyanı bu şekilde olup, karşı taraf avukatının beyanı da aynıdır. karşı taraf avukatı ile işbirliği yaptığı ve diğer mahkemeyi yanılttığı, dosyadaki delillerden anlaşılmıştır. Yine davacı avukat, 22.8.2005 azil tarihinden önce davalıya gönderdiği, 28.2.2005 tarihli yazı ile, elindeki davaların durumu hakkında bilgi vermekte olup, elindeki bütün davaların devam ettiğini belirttiği halde, bunların bazılarının kesinleşmiş olduğu, anlaşılmıştır. Bu durumda azil haklı olduğuna göre, davacı avukat vekalet ücreti isteyemez. Davanın reddi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.