YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7991
KARAR NO : 2007/13327
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki hakem heyeti kararının kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisinin diş hekimi olduğunu, davalının ortodonti tedavisini yarım bıraktığından bahisle Tüketici Hakem Heyetine şikayeti sonucu hakem heyetince yarım kalan tedavinin başka bir ortodontist tarafından tamamlanmasına ve faturalandırılmış tutarın ödettirilmesine karar verildiğini, oysaki davalıyla kendisinin böyle bir sözleşme yapmadığını ileri sürerek hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davacının tedavisini tamamlamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın hakem heyeti kararına karşı açılmış bir dava olduğundan hakem heyetine yöneltilmesi yada davacı tarafından borçlu olunmadığına dair menfi tespit davası açılması gerektiği, davacının bu davada hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, 7.6.2005 tarihinde davacı hakkında Tüketici Hakem Heyetine müracaatı üzerine, hakem heyetince davacının ortodonti tedavisine başladığı ve tamamlamadığı gerekçesiyle yarım kalan tedavinin uzman bir ortodontist tarafından tamamlanmasına ve tedavi ücretinin faturalandırılmış tutarının davacı tarafça ödenmesine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki dava konusu olay vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle davacı doktor ile davalı arasında sözleşmenin varlığının kanıtlanması durumunda aralarındaki ilişkinin vekalet akdine dayalı olduğu kabul edilmeli 4077 sayılı Tüketici Yasası değil ve Borçlar Kanununun vekalet akdine dair hükümleri uygunlanmalıdır.
vekalet akdine ilişkin ihtilaflar da ise hakem heyetinin yetkisi ve görevi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihtilaf konusu olayda hakem heyetinin yetkili ve görevli olmadığı kabul edilerek hakem heyetinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.