YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/491
KARAR NO : 2007/5910
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat … …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1993 yılının İkinci yarısında 15.000 DM borç para verdiğini, davalının bu parayı ödeyememesi üzerine kendisine daire vermeyi teklif ettiği, karkas halde bulunan daireyi davalıdan teslim alarak daire için 20.000 DM. harcadığını, ancak davalının daha sonra daireyi vermekten vazgeçtiğini belirterek 35.000 DM.ın karşılığı 17.500 Euro’nun tahsili için yaptığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç para almadığını, daireyi davacıya teslim ettiğini, binaların değerinin düşmesi sonucu davacının bu davayı açtığını, ancak satış bedeli ve faizinden sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iddialarını ispat edemediğı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, Ardeşen Sulh Ceza Mahkemesindeki ifadesinde davacıya 1993-1994 yıllarında daire sattığını, davacınında daireyi donatarak kiraya verdiğini belirtmiş olup, davaya cevabında da davacıdan borç para almadığını, ancak davacıya daire sattığını beyan etmiş, bu beyanını yargılama aşamasında da tekrarlamış, davacının teklif etiği yemini eda ederkende 1993-1994 yıllarında davacıya 85.000.000 TL.na ev satıp bedelini aldığını, davacının daireyi donatarak oturulabilir
hale getirdiğini bildirmiştir. Davalının az yukarıdaki beyanları ikrar mahiyetinde olup, davalının ikrarı sonucu taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı ispatlanmıştır. Mahkemece anılan bu hususlar gözönünde tutularak ve tarafların davadaki ve aşamalardaki beyanları da değerlendirilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA,500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.