YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13038
KARAR NO : 2012/21136
KARAR TARİHİ : 05.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, Davalı vekili yönetim kurul kararında ekonomik sebeplerden dolayı alınan küçülme kararı üzerine kanuni hakları ödenerek davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, işletmesel kararın yerindelik denetimine tabi tutulamayacağını feshin geçerli sebeple yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı işverene bağlı olarak çalıştığı, herhangi bir geçerli sebep yokken işten çıkartıldığı, işten çıkartılmanın haklı sebeplerinin işveren tarafından ispat edilemediği, işten çıkartmanın objektif kriterlere dayanması ve son çare olarak düşünülmesi gerekirken bu hususlara riayet edilmediği sebepleriyle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini
olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 01.01.1998-05.05.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde santral memuru ve sekreter olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin bila tarihli fesih bildirimi ile, davacının, davalı Şirket bünyesinde “NTV Ankara Sekreteri” sıfatıyla yürütmekte olduğu iş sözleşmesinin; şirket kazanç ve verimliliğindeki gerilemenin yol açtığı ekonomik zararların önlenebilmesi için alınan Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda gerçekleştirilecek yapılanma çerçevesinde işyeri ve işletme faaliyetlerinin azaltılarak işyeri kapasitesinin küçültülmesi ve görev yaptığı kadronun kaldırılması zorunluluğunun doğmuş bulunması ve Şirket bünyesinde yapılan değerlendirmede; nitelik ve yeteneklerine uygun başkaca bir görevde değerlendirilmesinin de mümkün olmaması sebepleri ile 30.04.2011 tarihi itibariyle tüm kanuni hakları ödenmek suretiyle feshedildiği, 01 Nisan 2011 tarihli 2011/09 numaralı yönetim kurul kararında, geçtiğimiz yıl sonunda yapılan 2011 yılı gelir bütçe tahmini ile Mart 2011 itibariyle gerçekleşen gelir bütçesi kıyaslamasında ortaya çıkan negatif farkın ve yılın ilk üç aylık döneminde yasal değişikliklerin de etkilediği sektörel reklam gelirlerindeki daralmanın Şirketimiz açısından da gerçekleşmiş olması ve reklam gelirlerinin öngörülenden %15 düşük seviyede gerçekleşmesi de dikkate alınarak; yıl sonu kapanış hesaplarında şirket zararının doğacağının belirlenmesi sebebiyle Şirket kazanç ve verimliliğindeki gerilemenin yol açtığı ekonomik zararların önlenebilmesi ve Şirketin faaliyet sürekliliğinin sağlanabilmesi için gerçekleştirilecek yapılanma çerçevesinde; uygulamaya konacak tasarruf tedbirlerinin yanı sıra işyeri ve işletme faaliyetlerinin azaltılarak işyeri kapasitesinin küçültülmesine karar verilerek, bu çerçevede; taraf olunan sözleşmelerin revize edilmesi ve ekonomik fayda sağlamadığı belirlenecek sözleşmelerin iptal edilmesi, pazarlama faaliyetleri Kapsamında şirket tanıtım giderlerinin düşürülmesi, izlenme oranı yeterli bulunmayan programların yapımına son verilmesi, genel giderlerin gözden geçirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması, belirlenen yeniden yapılanmanın getirdiği zorunluluk gereği personel iş akitlerinin ve niteliklerinin gözden geçirilerek, nıteliklıklerine uygun başkaca bir poziyonda değerlendirilmeleri, bu durumun mümkün olmadığı istihdam fazlası olanlarının iş akitlerine son verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak sonuca gidilmiş ise de, ekonomik krizin davalı şirketi etkileyip etkilemediği, ekonomik krizin işgücüne etkisi, şirketin zarar edip etmediği, gerçekleşecek yapılanma çerçevesinde işyeri kapasitesinde küçülme meydana gelip gelmediği, davacının kadrosunun kaldırılıp kaldırılmadığı, işletmesel kararın tutarlılıkla uygulanıp uygulanmadığı, fesihte keyfi davranıp davranılmadığı araştırılmadan, feshin son çare olması ilkesi yönünden, işçinin kıdem ve niteliklerine göre kısa bir eğitimle bir başka işte değerlendirilme olanağı bulunup bulunmadığı, fesihten önce ve sonra davacı ile aynı nitelikte yeni işçi alımı yapılıp yapılmadığı, tarafların ileri sürdüğü iddialar ve sunduğu belgelerde dikkate alınarak işyerinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak belirlendikten sonra alınacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.