Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/11980 E. 2007/14002 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11980
KARAR NO : 2007/14002
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı , annesinden kalan taşınmazlardaki paylarının davalı ile dava dışı … Yılmaz’a satışı için anlaşıldığını, kendisine 12.000,00 YTL peşin ve davalı tarafından 3656 Euro luk senet ile 206 ada 27 parseldeki taşınmazın hissedarlardan temizlenip kendisine verileceğine ilişkin taahhütname verildiğini, tapuda 26.9.2001 gününde satım bedelinin 30.000,00 YTL olarak gösterilmesi suretiyle satımın gerçekleştiğini, ancak davalının satımdan sonra senedi ödemediği gibi 27 parseli de 3. şahsa sattığını ileri sürerek ödenmeyen senet bedeli ile taahhüt edilen taşınmazın satışı nedeniyle uğradığı zararın Tl olarak tespiti ile satış tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kendisini tüm hissedarların temsilcisi olarak tanıttığı için senet ve taahhütnamenin verildiğini ancak yalnız kendisi adına hareket ettiği öğrenilince 30.000,00 YTL ödenmek sureti ile satışın gerçekleştiğini, senet ve belgenin sonra veririm ya da imha ederim dediği için davacıda kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 30.000,00 YTL ödenmek suretiyle satışın gerçekleştiğine ve taahhütname karşılığı bedel ödendiğinin anlaşılamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 26.9. 2001 tarihinde resmi satışın yapıldığını, kayden 30.000,00 YTL verildiği yazılı ise de aslen 12.000,00 YTL peşin ve 3656 Euroluk senet ile taşınmaz devrine ilişkin taahhütnamenin verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı satım bedelinin resmi senet ile ödendiğini
2007/11980-14002
3656 Euroluk senet ile tahhütnamenin satım öncesinde tüm hissedarları temsil ettiği zannedilerek davacıya verildiğini, satım sonrasında da iade edilmediğini savunmuştur. Her ne kadar yazılı belge ile 30.000,00 YTL nin ödendiği sabit ise de 26.9.2001 tarihli tahhütnamede yapılan gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinden bahsedilmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda tahhütnamenin satımdan sonra düzenlenmiş olduğunun kabulünün gerektiği gibi , davalının ileri sürdüğü şekilde senet ve tahhütname geri alınmaksızın 30.000,00 YTL ödenmek suretiyle satımın yapılmış olması da hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.Davalının senet ve tahhütnamedeki imzasına bir itirazı yoktur. Hal böyle olunca mahkemece bono bedeli ile sözleşme tarihi itibarı ile taşınmazın rayiç değerinin belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.