Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/16469 E. 2007/1641 K. 12.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16469
KARAR NO : 2007/1641
KARAR TARİHİ : 12.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … İşeri gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 12.2.2001 tarihli kredi sözleşmesi gereğince davalının Kooperatife iki yıl faiz ödemeli, sonraki üç yıl ana para ve faiz ödemeli olmak üzere 100.000.000.000 TL kredi verdiğini, kredi borcu muaccel olmadan davalı tarafından 140.001.800.000 TL üzerinden takip başlatıldığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın 32.640,68 YTL’lik kısmının kabulüne, davacının bu miktar kadar borçlu olmadığının, takip tarihi itibariyle 107.361,11 YTL üzerinden borçlu olduğunun tesbitine, takibin bu miktar üzerinden devamına, temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2006/14469- 2007/1641
2-Davalı icra takibinde, 140.001.800.000 TL alacağın yıllık %70 faiziyle birlikte tahsilini istemiş olup, mahkemece “davacının takip tarihi itibariyle 107.361,11 YTL üzerinden borçlu olduğunun tesbitine, takibin bu miktar üzerinden devamına, temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren yürütülmesine” şeklinde hüküm kurulmakla, hükmedilen 107.361,11 YTL’lik alacak içinde faiz alacağı da bulunduğundan faize faiz yürütülmüş olmaktadır ki bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünde bulunan (…temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren başlamasına) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine (temerrüt faizinin asıl alacak olan 100.000.000.000 TL üzerinden yürütülmesine ) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.