Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5646 E. 2022/7107 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5646
KARAR NO : 2022/7107
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.01.2021 tarih ve 2019/91 E. – 2021/62 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı lehdar şirkete 85.500,00 TL bedelli ve 27/09/2014 tarihli çek verdiğini, lehdarın çekin kaybolduğu iddiasıyla açtığı davada ödemeden men kararı aldırdığını, ödeme gününde çek bedelinin banka hesaplarında hazır edildiğini, buna rağmen hamil olan davalının ihtiyati haciz kararı ile haciz işlemi yaptığını, haciz bedeli ile masrafının aynı gün ödendiğini, davalının çek tazminatı, ihtiyati haciz masrafı, ihtiyati haciz vekâlet ücreti, takip masrafı, icra vekâlet ücreti, tahsil harcı ve masraf talep ettiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiş, akabinde 07/05/2015 tarihli dilekçesi ile haciz tehdidi ve mahkemenin tedbir kararı vermemesi nedeniyle icra takibindeki bakiye borcun ödendiğini ve davanın bu suretle istirdada dönüştüğünü belirterek, 28.516,91 TL’nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekin son hamili olan davalının çeki kendisinden önceki ciranta ile olan ticari ilişki sebebiyle alıp 09.06.2014 tarihinde kayıtlarına işlediği ve 29.09.2014 tarihinde Türkiye Finans Katılım Bankası Güneşli Şubesi aracılığı ile takastan ibraz ettiği, ibraz üzerine çekin arka yüzüne, “mahkeme kararıyla ödeme yasağı konulduğundan işlem yapılamamıştır” notu konulduğu, ancak çek karşılığının hesapta bulunup bulunmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı, ödeme yasağının dava dışı lehtar tarafından açılan ziya nedeniyle çek iptali davası kapsamında konulduğu, bu durum ödemenin gecikmesine ve borcun artmasına sebebiyet verse de tarafların ödeme yasağı konulmasında bir dahlinin bulunmadığı, davacı yan, ibraz günü çek tutarının banka hesabında bulundurulduğunu iddia etse de, ibraz günü olan 29.09.2014 tarihinde davacı hesabının bakiyesinin gün içinde 1.789.076,38 TL’ye ulaştığı ancak gün sonu bakiyesinin 70.263,05 TL olduğu, işlem saati belli olmadığından işlem anında çek karşılığının hesapta bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, her ne kadar çek hakkında ödeme yasağı konulmuş ise de bu durumun, davalının ihtiyati haciz kararını infaz etmesine ve çeki takibe koymasına engel teşkil etmeyeceği, çek yasağı konulmasında davalı şirketin bir dahli bulunmadığından davacının çek tazminatı ve diğer kalemleri davalıdan talep edemeyeceği, bu hususta ancak ödeme yasağını koyduran lehtar şirkete başvurabileceği, çek bedelinin davalıdan kaynaklanmayan sebeplerle ödenemediği, takibin usulüne uygun olduğu ve keşidecinin çek bedeli ve ferilerinden hamile karşı sorumlu olduğu hususları hep bir arada gözetildiğinde davacının davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.