YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13962
KARAR NO : 2007/1712
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan 11606 ve 11607 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazları 11.10.2004 tarihinde tapu ile 8.000 YTL bedel ödeyerek aldığını, ancak davalıların bu taşınmazların imar planında yol ve yeşil alanda kaldığını bildikleri halde kendisinden bu durumu saklayarak kandırdıklarını belediyenin taşınmazların başka yerden arsa ile değiştirilmesinide kabul etmediğni bildirip, sözleşmenin fesih ile davalılara ödediği 8.000 YTL’nin sözleşme tarihinden faiziyle, uğradıkları zarar karşılığı 2000 YTL’nin da faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacıyı hataya düşürmediklerini, tapu ve belediyeden araştırmaları gerektiğini, davacının satış tarihinden çok sonra dava açılması davacının samimi olmadığını gösterdiğini bildirip, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile satış sözleşmesinin feshi ile davalılardan ayrı ayrı resmi akit tablosunda gösterilen satış bedeli 1000 YTL’nin akit tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacının arsa vasfında olduğuna inanarak satın aldığı iki parselin, imar planında yol ve yeşil alanda kalıp arsa vasfında olmadığını, yani hukuki ayıplı olduğunu engeç takas talebiyle belediye başvurduğu 7.5.2005 tarihinde öğrendiği dosya kapsamı ile sabittir. Borçlar Kanununun 217. maddesi yolu ile taşınmaz satışlarındada uygulanan 198. maddesi hükmüde göre, alıcı satın aldığı taşınmazı örf ve adete göre imkan bulur bulmaz muayene etmekle yükümlü olup, satıcının yüklendiği bir ayıp gördüğü zaman bunu derhal satıcıya ihbar
2006/13962-2007/1712
etmesi lazımdır. Bunu ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Adi bir muayene ile meydana çıkarılamıyacak bir ayıp sonradan çıkarsa bunuda derhal satıcıya haber vermelidir. Aksi takdirde satılanı bu ayıplı hali ile kabul edilmiş, sayılır. Davacı 1.5.2005 tarihinde ögrendiği gizli ayıba dayanarak 11.8.2005 tarihinde dava açmıştır. Davacı gizli ayıp nedeniyle derhal satıcılara ihbarda bulunmamakla satılanı yukarıda açıklanan kanun hükmü gereği kabul etmiştir. Mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ,
SONUÇ: 1. bent gereği kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereği davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 12.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.