Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9144 E. 2007/14186 K. 27.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9144
KARAR NO : 2007/14186
KARAR TARİHİ : 27.11.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki borç tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladığını, borcunu ödeyemeyerek temerrüde düştüğünü, 5464 sayılı yasadan yararlanmak için davalıya başvurduğunu, davalının borcu ve faiz fahiş hesapladığını iddia ederek borcunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacının 5464 sayılı yasadan yararlanma hakkı bulunmamasına rağmen iyiniyetle yasaya uygun ödeme planı çıkardıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, borcun 13.321,27 YTL olarak tesbiti ile aylık 740,07 YTL 18 eşit taksitle ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı bankadan aldığı kredi kartını kullandığı, kart borcunu ödeyemeyerek temerrüde düştüğü, 27.03.2006 tarihinde 5464 sayılı yasadan yararlanmak için davalı bankaya ihtar çekerek başvurduğu, bu ihtarın 29.03.2006 tarihinde tebliğ edildiği , 17.04.2006 tarihinde davalının çıkardığı ödeme planını davacının yasal haklarını saklı tutarak imzaladığı ve bankanın 06.02.2006 tarihinde kat ihtarı çekerek 31.03.2006 tarihinde icra takibine başladığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte on sekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kat ihtarı tarihi itibarıyla davacının anılan yasadan yararlanma hakkı bulunmamakla birlikte kat ihtar tarihi itibarıyle temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de; kredi kartı ekstrelerinin incelenmesinde davacının 15.12.2005 son ödeme tarihli ekstrede belirtilen borcu ödemeyerek temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Bankanın temerrüde düşen borçlu hakkında hemen kat ihtarı çekmemesi temerrüt tarihini değiştirmez. Davacı 16.12.2005 tarihi itibarıyle temerrüde düşmüş olup, bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak bu temerrüt tarihine göre borç miktarı hesaplanmalıdır. Mahkemece bu hususun gözardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı 27.03.2006 tarihli ihtar ile bankaya 5464 sayılı yasadan yararlanmak için başvurmuş, bu ihtar 29.03.2006 tarihinde davalı bankaya tebliğ edilmiş, davalı 31.03.2006 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davacının başvurusunu değerlendirmeden icra takibi başlatan ve de bu arada ödeme planı hazırlayan banka bu icra takibi nedeniyle yaptığı masrafları davacıdan isteyemez. Davacı borcu hesaplanırken icra dosyası nedeniyle davalı banka tarafından sarfedilen masraf, harç ve vekalet ücretinin davacı borcuna ilave edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.