YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6530
KARAR NO : 2007/8758
KARAR TARİHİ : 19.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının aleyhine başlattığı icra takibine itiraz ettiğini,takip konusu borcun 22.000,00YTL sını ödediğini, 8000,00 YTL borcu kaldığını ve davalıdan aldığı ibra belgesinde bu miktarın açıkça belirtildiğini,icra takibinde faiz başlangıcının, oranının ve harç yatırılmayan kısım hakkında takibin haksız olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacıdan senede bağlı 30000,00 YTL alacağı olduğunu, bu alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının haksız olarak icra takibine kısmen itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması davasının derdest olduğunu, ibra belgesi olarak sunulan belgedeki gibi 10000,00 YTL ödeme yapıldığını ancak belgeye ”Bakiye sekiz milyar kaldı” sözlerinin kendisi tarafından yazılmadığını, belgeye sonradan ilave edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava menfi tesbit davasıdır. Davacı borçlu aleyhine davalı alacaklı tarafından adi belgeye dayalı 30000,00 YTL alacağının tahsili için icra takibi başlatılmış; davalı borcun 8000,00 YTL olduğunu, bakiyeyi ödediğini iddia ederek itiraz etmiş, eldeki davada da 22000,00 YTL asıl alacak ve faiz başlangıcı ve oranından dolayı borçsuzluğunun tesbitini istemiştir. Davalının ödeme iddiasına ilişkin olarak sunduğu belgeye karşı davalı alacaklı, belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu 10000,00 YTL ödeme yapıldığını kabul ettiğini bildirip, borcun sekiz milyar kaldığına ilişkin ibarenin
2007/6530-8758
sonradan ilave edildiğini savunmuş, mahkemece belge üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ancak davacı gelmediğinden bu inceleme yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece davacı asile duruşmaya gelmemesinin sonuçları hatırlatılarak yapılmış bir davet olmadığı gibi usulüne uygun olarak verilmiş bir kesin süre de bulunmamaktadır. Kaldı ki belge metninin davacı tarafından yazılmış olması halinde ilave olduğu iddia edilen bölümün davacı eli ürünü olduğunun tesbiti ihtilafın çözümünde etkili olmayacaktır.
Bu durumda mahkemece öncelikle, taraflardan imzası davalı tarafından kabul edilen ödeme belgesindeki ihtilafsız yazıların kime ait olduğu sorularak tesbit edilmeli, belge davalı tarafından düzenlenmiş ise ilave olduğu iddia edilen bölümün davalının eli ürünü olup olmadığı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Belge metni davacı tarafından yazılıp davalı imzalamış ise metne sonradan ilave yapılıp yapılmadığı konusunda da bilirkişi görüşüne başvurulmalı ve bunların sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve kabul şekli itibarıyla da davalının ödendiğini kabul ettiği miktar da gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.