Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7625 E. 2007/13506 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7625
KARAR NO : 2007/13506
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Bakanlığına bağlı … Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde 2002, 2003 yıllarında … üyesi hastaların tedavi görmesi nedeniyle davalıdan 2002 Ekim-2003 Mart aylarına ilişkin toplam 323.130.490.300 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek, anılan miktarın her aya ilişkin alacağın tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile asıl alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 55.046,15 YTL gecikme faizi alacağının davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 16.1.1997 tarihli protokolün 7/3. maddesinde “Fatura bedelleri, Devlet Hastanesinin göstereceği banka şubesindeki … hesaba en geç bir … içinde ödenir. Süresinde ödenmeyen fatura bedellerine kanuni faiz uygulanır.” hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin bu hükmü ile davacı alacağının ne zaman muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alacağın muaccel hale gelmesi borçluyu temerrüde düşürmeye yeterli değildir. BK 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Dosyada davadan önce davacı tarafından davalıya gönderilen bir ihtar mevcut değilse de davacı dava dilekçesinde, dava tarihinden önce alacağın ödenmesi için yazı yazılmış olduğunu bildirmiş olup, böyle bir yazının varlığı ve borçluya tebliğ edilip edilmediği araştırılmamıştır. O halde mahkemece, değinilen husus araştırılarak, böyle bir yazının varlığı, tebliğ edilip edilmediği ve içeriğine göre dava tarihinden önce temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre faizin yürütüleceği tarihin tespiti gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşme hükmüne göre fatura tarihlerinden bir … sonraki tarihlerin temerrüt tarihi olarak kabulü ile buna göre faiz hesabı yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Yargılama sırasında asıl alacak miktarının davalı yanca ödenmiş olduğundan bahisle ödeme tarihine kadar geçen süre için işlemiş faiz miktarı belirlenirken Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin 3095 sayılı kanun gereğince belirli dönemlerde yeniden tespit edilen değişik oranlarda yasal faiz uygulanması gerekirken yasaya aykırı şekilde faiz oranının %30 ve %55 olarak uygulanması da bozma nedenidir.
4-Yargılama sırasında yapılan ödemelerin mahsubu sırasında Borçlar Kanununun 84. maddesinin göz ardı edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentler gereğince temyiz olunan hükmün davalı yararına, (4) nolu bent gereğince temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.