YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7919
KARAR NO : 2007/12228
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Vovay Turz. Tic. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … Turizm A.Ş. ile 12.4.1995 ve 4.10.1994 tarihlerinde imzalamış olduğu devre tatil sözleşmelerine göre davalı … A.Ş. ile … Turistik Tesisleri A.Ş.’nin tapuda irtifak hakkı sahibi oldukları … … Tatil Köyünün D-83 nolu ünitesinde her yılın 36. ve 37. haftalarında kullanılmak ve 31.12.2020 yılına kadar geçerli olmak üzere, devre tatil kullanım hakkını satın aldığını, sözleşmelerden doğan edimlerini yerine getirdiğini, 1999 yılı sonundan itibaren devre tatil köyü işletmesinin davalı … A.Ş.’ne devredildiğini, … A.Ş.nin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak adı geçen şirket tarafından 2004 yılında devre tatil hakkının kullanılacağı tesise alınmadığını ileri sürerek, uğramış olduğu maddi ve manevi zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.000.000.000 TL maddi, 10.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, sözleşmeler gereğince sahip olduğu hakların hükmen tesbiti ile her iki sözleşme sonuna kadar tatil hakkının kullanımının sağlanmasına, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmelerin kalan süreleri için bir ailenin bu standartlarda tatil maliyetinin tesbit edilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.12.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de, davalılardan kaynaklanan sebeplerle edimin ifası imkansız olduğundan sözleşmelerin feshi ile 2004 yılı devre tatil hakkının kullandırılmamasından dolayı 2.956,00 YTL ve kalan yılların
bedeli olarak da 22.975,00 YTL olmak üzere toplam 25.931,00 YTL maddi tazminat ve 5.000 YTL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … A.Ş. davanın reddini dilemiş, davalı … Turizm A.Ş. ise, davacı ile dava dışı … A.Ş. arasındaki devre tatil sözleşmelerinin tarafı olmadıklarını, 1999 yılında … Tatil Köyünü kiraladıktan sonra devre tatil hakkı sahiplerine aynı hizmeti vermeye devam ettiklerini, 8.7.2003 tarihinde ise adı geçen yerin üst hakkını da alarak “Clup … …” adlı beş yıldızlı otel hizmetine geçtiklerini, bu sistemin devre tatil ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki devre tatil sözleşmelerinin feshine, davacının yararlanamadığı 2004 yılı devre tatil bedeli olan 1.201,00 YTL ile dava tarihinden 31.12.2020 yılına kadar devre tatil bedeli olan 8.399,00 YTL’nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan … A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılardan … A.Ş. ile imzalamış olduğu, 31.12.2020 yılına kadar geçerli olan devre tatil sözleşmeleri gereğince, … … Tatil Köyünün D-83 nolu ünitesinde her yılın 36. ve 37. haftalarında tatil hakkını kullanmakta iken, devre tatil köyü işletmesinin 1999 yılında diğer davalı … Turizm A.Ş.’ne devredildiğini, anılan şirketin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak 2004 yılında devre tatil hakkını kullanmak üzere tatil köyüne gittiğinde içeri alınmadığını belirterek, manevi tazminat ile, tatil hakkını kullanamadığı 2004 yılı ve kalan yılların bedeli karşılığı maddi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece sözleşmenin feshi nedeniyle davacının ileriye yönelik kullanamayacağı yıllar için uzman bilirkişi tarafından devre tatil hakkının tanındığı tatil köyü ile aynı düzeyde başka bir tatil yerinde sözleşmede tanınan haklar çerçevesinde tatil yapmanın getireceği masraflar hesap edilerek bulunan miktarın ödetilmesine karar verilmişse de, tarafların sözleşme bedelini döviz üzerinden kararlaştırmış oldukları ve böylece ilerde olabilecek bir fesih durumunda Türk Lirasının enflasyonist etkenler nedeniyle değer kaybetme olasılığına karşı tedbir almayı hedefledikleri, nitekim sözleşmenin kurulduğu döviz cinsinden para biriminin sözleşme tarihinden bu yana Türk Lirası karşısında değer kazanmış olduğu da gözönüne alındığında, her bir sözleşme yönünden ayrı ayrı olmak üzere, devre tatil için ödenen tüm sözleşme bedelinin, sözleşme süresi içindeki tatil hakkının kullanılamadığı zamana isabet eden kısmı oranında tazminat miktarının belirlenmesi, olayın ve devre tatil sözleşmelerinin tipik özelliklerine ve menfaatler dengesine daha uygun bir hesap şekli olacaktır. Bu nedenle mahkemece her bir sözleşme yönünden, davacının devre tatil olarak yararlanamadığı süre ile önceki dönemlerde yararlandığı sürelerin tesbiti ile, davacının ödediği tüm bedelin, ileriye yönelik kullanılamayan sürelere tekabül eden döviz bedeli oranı belirlenerek, tesbit edilecek döviz cinsinden bu bedelin, davadaki talebin Türk Lirası olduğu da dikkate alınarak, dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle kalan sözleşme süresinde, benzer nitelikte bir tatil köyünde tatil yapılabilmesi için gerekli olan masraflar üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı … Turz. iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.