Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1839 E. 2022/7413 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1839
KARAR NO : 2022/7413
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.06.2018 tarih ve 2016/1019 E- 2018/695 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.12.2020 tarih ve 2019/443 E- 2020/1427 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların 2007 ile 2015 yılları arasında ”Stüdyo Kuaför Salonları İşletmeciliği ve Kozmetik Ürünleri Tic. Ltd. Şti.” adına kayıtlı olan bir kuaför salonunu birlikte işlettiklerini, daha sonra davalıların bu işten ayrılmak istemeleri üzerine tarafların oturup anlaştıklarını; bu anlaşma gereğince davalıların söz konusu şirketteki % 75 hisselerini 50.000,00 TL peşin ve 325.000,00 TL’lik kısmını da vadeli senetler ile devretmeyi taahhüt ettiklerini, müvekkilinin bir tanesi 6.700,00 TL bedelli, elli dokuz tanesi 5.700,00’er TL bedelli olan altmış adet senedi davalılara verdiğini, aylık sıra senetlerinden ilk altı senedin ödendiğini böylece ödenen miktarın 84.200,00 TL olduğunu, kalan senetlerin vadelerinin gelmediğini ancak davalıların edimlerini yerine getiremedikleri, şirket hisselerini müvekkiline devredemediklerini ileri sürerek ödediği bedelin işleyecek faizi ile birlikte davalılardan istirdatına karar verilip vadesi gelmediği için ödenmeyen senetlerden dolayı da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkilleri tarafından, Bursa Zafer Plaza’daki ”Stüdyo Kuaför ” isimli işyerini fiilen ve hukuken davacıya devrettiklerini, şirket terkin edildiğinden hisse devri yapılamadığını, ancak davacının zaten beklediği yararı elde ettiğini, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2015/503 Esas sayılı dosya ile şirketin ihyası için dava açtıklarını ancak davanın usulden ret edildiğini, şu an da devir engelli bulunduğunu; davacı tarafın zaten 22/07/2016 tarihinde ”Stüdyo Güzellik Merkezi ve Kuaför Salonları İşletmeleri Ltd. Şti.’yi ” kurduğunu ve ”Stüdyo Kuaför”ü bu şirket namına çalıştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 24/05/2015 olan sözleşme tarihinde, devre konu şirketin ticaret sicilinden re’sen terk edildiği sebebiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve pay devrinin mümkün olmadığı, davalının sözleşmenin amacının kuaför dükkanının devri olduğu savunmasının sözleşmedeki düzenleme ve amaca uygun olmadığı, imkansızlık sebebiyle davacının akitten dönme ve verdiklerini geri alma haklarının bulunduğu, yapılan incelemede davacının sözleşmede de yazılı olduğu üzere 50.000,00 TL peşin ve ilk 5 sıra senedini de ödediği, dava tarihine kadar böylece toplam 78.500,00 TL ödemenin söz konusu olduğu, davalıların dükkanı davacıya değil fesih sonrası kiralayana teslim ettiğini, yeni bir şirket ile kira sözleşmesi imzaladıklarını, kuaförü işleten şirket davada taraf olmadığından aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gibi dükkanın iadesine de karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 78.500,00 TL ödenmiş paranın dava tarihi olan 19/09/2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, 55 adet aylık sıra senetlerinden ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, işbu senetlerin davacı yönünden iptallerine, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dosya kapsamı, mahkemenin kabul ve gerekçesi ve istinaf sebepleri gözetildiğinde; mahkeme kararı usul ve Yasaya uygun bulunduğundan ve kamu düzenine aykırılık da tespit edilemediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.373,03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.