YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3383
KARAR NO : 2022/7425
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/297 E. – 2019/177 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.01.2021 tarih ve 2019/926 E. – 2021/42 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 2014/90381, 2017/55326 sayılı “KEYF”, “KEYF” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “KEYF” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, 2017/19917 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığınca, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı şirket başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunu ve müvekkilleri tarafından davalı aleyhine tescilli olan 2004/46009 sayılı “KEYF” markasına karşı açılan “kullanmama nedeniyle iptal” davasının sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik bulunduğunu, dava konusu YİDK kararında müvekkilleri adına tescili talep edilen 2014/90381 sayılı “keyf” markasının 556 sayılı KHK 7/1-b hükmü gereğince reddedildiğinin ve dolayısıyla incelemeye esas teşkil etmediğinin belirtildiğini, davalı kurumun da taraf olduğu Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen dava ile kurum tarafından tesis edilen ret kararının iptal edildiğini ve müvekkilleri markasının bir kısım mallar yönünden ilanına karar verildiğini, işbu davanın sonucuna da etki edecek olması sebebiyle bu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-4664 sayılı kararının iptaline, 2017/19917 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin “KEYF” ibareli marka tescilleri/başvurularının, 2018/20723, “vera tereyağı keyfi”, 2017/65068, “Keyfe türk kahvesi”, 2017/19917, “keyf”, 2008/61373, “keyfediiş”, 2007/42620, “keyfe şekil”, 2004/46009, “keyf” olduğunu, davacı tarafın kötüniyet iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin seri marka yaratma amacıyla hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının itirazına mesnet 2017/55326 sayılı markanın kayıtlara dava konusu başvurudan sonraki tarihte girdiği, itiraza mesnet 2014/90381 başvuru numaralı markanın ise davalı kurum tarafından reddedildiği, açılan dava neticesinde bu markanın 11. sınıfta yer alan bazı mallar açısından tescil edilebileceğine karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği, her ne kadar, işbu davaya dayanak yapılan 2014/90381 başvuru numaralı marka yönünden davacı lehine yerel mahkeme ve istinaf kararları çıkmış olsa da, 6769 sayılı SMK’nın 162. maddesi uyarınca bu kararın kesinleşmeden icra edilemeyeceği, dolayısıyla mevcut durum itibari ile 2014/90381 başvuru numaralı markanın, önceki tarihli tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir marka olarak kabul edilemeyeceği, buna göre davacının 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi kapsamındaki taleplerinin yerinde olmadığı, davalı şirketin somut olay açısından kötüniyetli olarak hareket ettiğinin de kabul edilemeyeceği ve iptali istenen kurum kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacının itirazına mesnet 2014/90381 sayılı marka başvurusunun reddine dair kararın iptali istemi ile dava açıldığı ve karar tarihi itibariyle davanın derdest olduğu, bu itibarla, davacının itirazına mesnet 2014/90381 sayılı marka başvurusunun ayakta bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılması gerekirken, davacının itirazına mesnet bu markasının, davalının marka başvurusu yaptığı tarihte reddedilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markası olan 2017/55326 sayılı markanın ise kayıtlara dava konusu başvurunun yapıldığı tarihten sonra girdiğinden bu marka yönünden bir değerlendirme yapılamayacağı, davacının itirazına mesnet 2014/90381 sayılı markanın “keyf” ibareli olduğu, dava konusu başvuru da “KEYF” ibareli olduğundan marka işaretleri arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının 2014/90381 sayılı markasının kapsamında 07, 08, 09, 11. sınıftaki mallar yer almakta iken bu başvuru davalı kurum tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedilmiş olup, davacı tarafından da bu ret kararına karşı yalnızca “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler; elektrikli çay ve kahve makinaları” malları yönünden iptal davası açıldığı, ilk derece mahkemesince 13.04.2017 tarihli kararla bu mallar yönünden davanın kabulüne karar verildiği, o halde, dava konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle davacının 2014/90381 sayılı başvurusu “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler; elektrikli çay ve kahve makinaları” malları yönünden ayakta olup, bu mallarla benzer mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi koşullarının oluşacağı, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler; makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları” malları ile davacının 2014/90381 sayılı markasının kapsamındaki mallar aynı tür olduğundan, bu mallar yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalı şirket adına tescilli 2004/46009 sayılı “KEYF” ibareli marka bulunmakta ise de davalı tarafça, anılan markanın yukarıda sayılan mallar üzerinde kullanıldığının ispat edilemediği, davalının dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının da bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 05.06.2018 tarih, 2018-M-4664 sayılı kararının, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 11. sınıftaki “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler; makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları” malları yönünden kısmen iptaline, aynı mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 26/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.