Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/7835 E. 2007/12540 K. 30.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7835
KARAR NO : 2007/12540
KARAR TARİHİ : 30.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı kooperatif ile 10.01.2003 tarihinde muhasebecilik hizmet sözleşmesi imzalayarak işe başladığını, sözleşmede görevinin kooparatifin feshine kadar devam edeceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının sözleşmeyi haksız olarak feshederek işi başkasına verdiğini, 2004 yılı için 10 aylık ücret alacağı ve şözleşmenin … şartları gereğince sözleşmenin haksız feshi halinde ödeneceği kararlaştırılan kira bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak ititraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile anlaşarak karşılıklı olarak sözleşmeyi sona erdirdiklerini, davacının çalıştığı dönemde KDV nedeniyle kooperatifi zarara uğrattığını, bu nedenle güvenleri kalmadığını, eski yönetimin kendilerini de bağlayacak şekilde sözleşme yapamayacağını, kira da isteyemeyeceğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalı kooperatif ile imzaladığı sözleşmeye dayanarak haksız fesih nedeniyle ücret alacağı ile sözleşmede fesih halinde ödenmesi kararlaştırılan kira alacağından dolayı itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise davacının kooperatiflerini KDV nedeniyle zarara uğrattığını, güvenleri kalmadığı için karşılıklı anlaşma ile sözleşmeye son
verdiklerini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporundaki gibi; davacının ücret talep etme hakkı bulunmadığı kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda, 18.06.2004 tarihli belge ile davacının 28.02 2004 tarihine kadar alacaklarını tahsil ettiği belirlenerek, feshin haklı veya haksız olduğu konusunda bir inceleme yapılmamıştır. Dosyaya ibraz edilen 18.06.2004 tarihli tutanakta davacının yasal yollara başvurma hakkı bulunduğu kabul edildiğine göre bu belge akdin karşılıklı anlaşma ile sona erdiğini göstermez. Bu durumda davalının savunmasında ileri sürdüğü davacının davalıyı KDV den dolayı zarara uğrattığı iddiası konusunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi incelenmesi yaptırılmalı, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile ücret alacağı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Davacı, sözleşmenin … şartlar 2. maddesindeki kararlaştırma gereği büro kirası istemiş, mahkemece bu kararlaştırmanın cezai şart niteliğinde olduğu ve Borçlar Kanununa aykırı olduğu kabul edilerek talebin reddine karar verilmiş ise de; davalı kooperatifin davacıya ait büroyu kullandığı hususu ihtilafsızdır. Anılan madde de, davalının davacıya ait büroyu ücretsiz kullanacağı, akdin kooperatif tarafından … taraflı feshi halinde kira ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme geçerli olduğuna göre, feshe bağlanan kira ödemesi konusundaki kararlaştırma tarafları bağlar. Ancak burada kastedilen haksız fesihtir. Yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere, feshin haksızlığının tespiti halinde mahkemece davacının talep edebileceği kira miktarı hesaplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi, aksi halde bu talebin reddine dair hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.