YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18997
KARAR NO : 2012/21996
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 26.06.2009 tarihinde feshedildiğini, işe iade davası açtıklarını, davanın kabul edilmesi üzerine kanuni sürede işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını belirterek ihbar tazminatı alacağının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya iş sözleşmesinin feshi üzerine ihbar tazminatının ödendiğini, işe iade davasının yargılaması sırasında işe davet edilmesine rağmen gelip başlamadığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiğini ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini belirterek reddini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşen işe iade kararına bağlı olarak davacının süresinde yaptığı işe başlama başvurusunun işverence kabul edilmediği, işe iade kararı ile feshin geçersizliğinin tespit edilmesi ve başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hususları gözetildiğinde fesih bildirimi ile kullandırılan ihbar süresinin geçerliliği kalmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilimiştir
İhbar süresi verilerek iş sözleşmesi feshedilen ve fesih bildirimine itiraz davası lehine sonuçlandığı halde işe başlatılmayan işçiye ihbar tazminatının ödenmesinin gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; üçüncü fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir. Maddenin dördüncü fıkrasında işçinin işe başlatılması halinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında “İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar süresi verilmiş veya süreye ait ücret peşin ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir.
Geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan ihbar sürelerine geçerlilik tanınması 4857 sayılı Kanun’un sözü edilen açık hükmü gereğidir. Bu sebeple davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin yerindeliği kabul edilemez. Gerçekten mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenen tazminatı ödemeyi göze alıp, işçiyi işe başlatmama yolunu tercih eden işverene ihbar öneli tanımasını istemek işin mahiyeti ile bağdaşmamaktadır.
Somut olayda, davalı işverence daha önce davacıya usulüne uygun olarak ihbar süresi verilmiş olup, feshin geçersizliğine karar verildikten sonra işe başlatılmayan davacıya 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tekrar ihbar süresi verilmesine gerek olmadığından ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.