Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8249 E. 2008/15606 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8249
KARAR NO : 2008/15606
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … ‘nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan askeri malzemelerin temini için davalı şirket ile 15.5.2000 tarihinde 67.000.000 dolar bedelli tedarik sözleşmesi imzaladıklarını, davalının sözleşme gereğince teslim ettiği 40 adet volat akaryakıt tankerinin yapılan muayenesinde, sözleşmeye uygun bulunmayarak reddedildiğini, davalının eksiklikleri gidermek için süre talep edince 20 günlük süre verildiğini, yapılan 2. muayenede de uygun bulunmayarak reddedildiğini, ayrıca 10 günlük ek süre verilerek aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, yapılan son muayenede de sözleşme şartlarına uygun olmadığı anlaşılınca, sözleşmenin 9.1.2003 tarihinde feshedildiğini ve bu süreçte davalıdan alınan 100 adet dürbünün sözleşmenin 7.6. maddesi gereğince sistem bütünlüğü ve performans bakımından uygun görülerek kabul edildiğini, ve bu malzeme bedeli 340.000 doların sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeni ile 7/a maddesi gereğince sözleşme bedeli üzerinden % 6 tutar olarak hesaplanan 4.020.000 dolar tazminat bedelinden mahsubu ile bakiye kalan 3.680.000 doların fesih tarihinden en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmeye uygun teslimin gerçekleştiğini, gerçekte bir muayene yapıldığını, diğer muayenelerin ilk muayenenin tekrarı niteliğinde bulunduğunu, davacının sözleşmenin parasal kaynağını oluşturacak olan dava dışı Tekel Genel Müdürlüğü ile yapılacak olan ürün tahsis sözleşmesinin yapılmasını temin edemediğini, bu nedenle sözleşmenin tasfiye edilmesi gerekirken haksız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile de; sözleşmenin haksız feshedildiğinin tesbiti ile davacıya teslim edilen 40 adet volat akaryakıt tankeri, bir adet 70 tonluk tank çekici, 100 adet çok yaklaştırmalı dürbün ile yurt dışında muayene edilerek kati kabulü yapılan 7000 adet TBG-7 mühimmatın bedeli toplamı 15.210.000 dolar ile teslime hazır halde olan yine imalatta olan malzemeler ile yapılan her türlü masraflar ile faiz ve mahrum kalınan munzam zararlar karşılığı toplam 50.000.000 dolardan şimdilik 10.000 doların faizi ile tahsili ile ihale yasağı uygulanıp ticari itibar kaybettiğinden 300.000 YTL.manevi tazminatın faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun, satıcının Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden yurtdışına ihraç maksadı ile satın alacağı 67.000.000 dolarlık tütün karşılığı alıcının satın alacağı silah, mühimmat, araç vs.olduğu açıklandıktan sonra, 6. maddesinde muayene şartlarının düzenlendiği ve 6/g maddesinde de; her tip muayene şekline göre yapılan birinci muayene sonucu reddedilen malzeme için satıcının kendisine tebligat yapıldıktan sonra 15 gün içinde muayene neticesine itiraz edebileceği, itiraz üzerine ikinci muayene raporunun ise kesin olup, tarafların bu rapora bağlı kalmayı kabul edecekleri düzenlemesi getirilmiştir. Bu şekilde, dava konusu 40 adet akaryakıt tankerinin 31.7-9.8.2002 tarihinde yapılan muayenesinde, sözleşmeye uygun bulunmayarak reddedildiği ve itiraz üzerine yapılan 23.9-3.10.2002 tarihindeki muayenesinde de eksikliklerin tamamlanmadığı ve sözleşmeye uygun bulunmadığı açıklanarak reddedildiği ve davalıya verilen 10 gün süreli ihtara rağmen 25.11-16.12.2002 tarihinde yapılan son muayenede de reddedilerek, sözleşmenin 9.1.2003 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının, sözleşmenin 7/a maddesinin “ sözleşme yürürlüğe girdikten sonra satıcı taahhüdünden vazgeçer, sözleşme ve eklerine göre hareket etmez veya taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmezse … idarenin en az 10 gün süreli ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın sözleşme feshedilir, bu durumda satıcı alıcıya sözleşme bedelinin % 6’sı oranında nakden tazminat öder “ hükmü gereğince, teslim aldığı 100 adet dürbün bedeli 340.000 doların mahsubu ile bakiye 3.680.000 dolar tazminatı bu dava ile talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sözleşmenin 6/g maddesinde açıklandığı şekilde ikinci muayene raporunun kesin olup, taraflar açısından bu hükmün delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve tarafları bağladığı gerekçesi ile birleşen davanın reddine ve asıl dava açısında da, davacının teslim edilen malzemenin gerekli nitelikleri taşımadığından sözleşmeden döndüğüne göre, sözleşmenin kurulduğu andan itibaren ortadan kalkacağını, bu sözleşme ile öngörülen tüm borçların ve cezai şart borcunun da ortadan kalkacağı, davacı talebinin de cezai şart niteliğinde olduğundan talep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın da reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde, satıcının yükümlülüklerini kısmen ya da tamamen yerine getirmemesi durumunda alıcı davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olacağı ve durumda, satıcının alıcıya sözleşme bedelinin % 6’sı oranında nakden tazminat ödeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede düzenlenen bu hüküm; geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde ve zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken cezai şart niteliğinde olup, aslında bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda davacı alıcı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Yine mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, teslim edilen malzemelerin sözleşme koşullarına uygun olmadığından reddedildiği, yapılan ikinci muayene sonucu verilen raporun kesin olduğu ve 10 günlük ek süreye rağmen de eksikliklerin sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlanmadığı gözetildiğinde, davacı tarafından yapılan fesih haklıdır. Akdin bu şekilde davacı alıcı tarafından feshi halinde de, sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi halinde ödenmek üzere kararlaştırılmış olan, Sözleşmenin 7/a maddesinde öngörülen tazminatı talep hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, sözleşmeye aykırı davranışın bir yaptırımının bulunmaması, sözleşme hükümlerinin taraflar açısından uygulanması zorunlu hükümleri olduğu gerçeğinin bertaraf edilmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle, mahkemece sözleşmenin haklı nedenle feshinin sözleşmeden dönme olduğu ve hiçbir talep hakkının bulunmayacağı şeklindeki nitelendirme, yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı olup, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirir.
3-Davalının birleşen dava ile talep ettiği 100 adet dürbün bedeli açısından da, davacı alıcı bu dürbünleri teslim aldığını kabul ettiğine göre, 100 adet dürbün bedeli açısından davalı satıcıya ödeme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilerek, bu kalem istek açısından davacının takas mahsup isteği de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu kalem istek açısından bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bent gereğince davacı, 3. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 550 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.