YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6320
KARAR NO : 2007/9244
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı müteahhidin dava dışı arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa ettiği binadan bir adet daireyi 1.3.2002 tarihinde noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 12.000.000.000 TL ödeyerek satın aldığını, sözleşmede teslim süresi öngörülmemiş ise de 23.10.2004 tarihinde çektiği ihtara rağmen davalının inşaata dahi başlamadığını ileri sürerek edim yerine geçmek üzere aynı nitelikte başka bir dairenin kendisine verilmesini veya satıma konu dairenin rayiç değerinin tahsilini istemiştir.
Davalı, belediyenin bu bölgede inşaat izni vermemesi nedeniyle inşaata başlayamadığın, kusuru bulunmadığını, davacının durumu bilerek daire satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, belirlenen rayiç bedel olarak 23.287,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 23.maddesinin 3.fıkrasında, tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların, her türlü resim ve harçtan muaf olduğu 2007/6320-9244
belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu nedenle dava açarken bunlar, harçtan sorumlu tutulmamışlardır. Mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ilişkin, yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması, harçlar kanununun amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise, davacılar tüketici ise harçtan muaf oldukları için bunlardan harç alınmaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden davalıdan karar harcı alınmaması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması, HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, her ne kadar davacının temyizi yok ise de harç ile ilgili kanun hükümlerinin mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğinden, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 3. bendinde yazılı “4077 sayılı yasanın 23/2 md.si gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına” sözlerinin tamamen karardan çıkartılmasına, yerine “1.257,50 YTL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA1.257.50 YTL onama harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 28.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.