Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4598 E. 2022/17461 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4598
KARAR NO : 2022/17461
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme

Sanık … (…) hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın, sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında; sanık … …’nın savunmasında; eşi ile arasının açık olduğunu, … isimli kişi ile tanıştığını, kendisine “sen mağdursun, otelde kalıyorsun, hem işin olur hem de sigortalı olursun senin adına şirket kuralım”dediğini, teklif cazip geldiği için kabul ettiğini, … ve diğer sanık … ile birlikte notere gidip belgeleri imzaladıklarını, …’ın şirket işlerini … isimli bir şahsın yapacağını söylediğini, notere giderken … isimli şahsın da yanlarında olduğunu, … isimli sanığı bir tek notere giderken gördüğünü, noterden çıktıktan sonra kendisini arayıp soran olmadığını, şirketin yerini dahi bilmediğini, sanık … …’ın savunmasında; kendisinin oto yıkama işi yaptığını, sanık … ile … isimli şahıs vasıtasıyla tanıştığını, …’ın… … adına şirket kuracaklarını kendisinin de ortak olup olmayacağını sorduğunu iş verip sigortasını da yapacaklarını söylediğini, kendisinin de teklifi kabul ettiğini, birlikte notere giderek belgelere imza attıklarını, daha sonra şirketi görmediği gibi … ile de karşılaşmadığını beyan etmesi, 23.06.2011 tarihli açılış yoklama tutanağı ile Nisan/2012 tarihli defter teslim tutanağının sanık … …, 16.12.2011 tarihli yoklama tutanağının ise … isimli kişi tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Fatura asıllarından her bir yıl için kanaat oluşturacak sayıda temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını ve … ya da … isimli şahıslara ait olduğunu söylemeleri halinde; ismi bildirilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılmaları, duruşmada çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2) Adı geçen şahısların da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıklar ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ya da … ve …’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı,
4) Sanık … … için kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
5) Suçların sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … (…) ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y.