Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20097 E. 2022/18025 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20097
KARAR NO : 2022/18025
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

Suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 158/1-f maddesinde düzenlenen suçun cezasının alt sınırı 3 yıl olduğu halde, temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesinden sonra, cezanın 3 yıl hapis cezasına çıkartılması sonuca etkili görülmemiş; sanığın dolandırıcılık suçunu değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlemiş olması nedeniyle, sanık hakkında bu suç yönünden de TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ile 5237 sayılı TCK’nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda sanığın elde ettiği haksız menfaat miktarının 70.623 TL olduğu, bu nedenle sanık hakkında hüküm kurulurken gün para cezasının bu miktara göre belirlenmesinden sonra artırma veya eksiltmeler yapılarak ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında 10.10.2012 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 29.08.2012, dolandırıcılık suçu yönünden 11.09.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2014/5658 ve Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2013/561 sırasında kayıtlı bulunan suça konu çeklerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, Adli Emanetin 2012/1237, 2013/56, 2012/1007 sırasında bulunan çeklerin dosyada delil olarak saklanmalarına karar verilmesi suretiyle emanet numaralarının yanlış belirtilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Emanetin 2012/1237, emanetin 2013/56, emanetin 2012/1007 sırasında bulunan çeklerin dosyada delil olarak saklanmalarına” ilişkin cümlenin çıkartılarak yerine, “İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2014/5658 ve Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2013/561 sırasında kayıtlı bulunan suça konu çeklerin dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.