Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/4325 E. 2008/12160 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4325
KARAR NO : 2008/12160
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … Limited Şirketinden … marka minibüs satın aldığını, bedeli karşılığında kendisine ait aracı verip bakiye bedel için de davalı satıcı şirketin yönlendirmesi ile davalı bankadan kredi aldığını, satın aldığı araç üzerine kredinin teminatı olarak rehin şerhi konulduğunu, kredi borcunu kısmen ödediğini ancak ekonomik sıkıntıya düşünce satın aldığı aracı satıcı şirkete iade ettiğini, davalı bankanın rehin şerhini kaldırıp kendisine kredi borcunu ödemesi için ihbarname gönderdiğini ileri sürerek kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 10.maddesinde, “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir. ” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı satıcı şirketten alınan araç yolcu, nakli için kullanılan ticari araç olup, davalı bankanın da aracın tescili için doldurduğu formda aracın ticari araç olduğunu bildirdiği görülmüştür. Her ne kadar davalı banka tarafından davacıya tüketici kredisi kullandırıldığı iddia edilmiş ve kredi ile ilgili belgelere tüketici taşıt kredisi yazılmış ise de; yük nakli için kullanılan ticari araç için alınan kredi, tüketici kredisi olarak kabul edilemez. Bu durumda davaya da tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılamaz. Hal böyle olunca davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi değil Genel Mahkemeler görevlidir. Mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatı ile davaya bakılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.