YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13813
KARAR NO : 2009/5710
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait birimlerin kapalı ve açık alanların 2003 yılına ait temizlik işini üstlendiklerini, çalıştırılan işçilere ait primlerin içerisindeki asgari ücret prime esas kazanç alt sınır ile asgari ücret arasındaki fark nedeniyle oluşan ve ödemek zorunda kaldıkları toplam 223.880,27 YTL alacakları bulunduğunu, fazlası saklı kalmak kaydıyla 10.000 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle de istemini 221.442.00 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 22.442,00 YTL’nin istihkakların tahakkuk tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eldeki bu davayla, asgari ücretin artması sonucu meydana gelen artış farkına ilişkin SSK primleri ile işsizlik sigorta prim farklarının ödendiğini, ancak, SSK taban ücretinin artmasıyla meydana gelen prim artış farklarının ödenmemiş olması nedeniyle aradaki farkın davalıdan istirdadını talep etmiştir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 221.442,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında İmzalanan 27.12.2002 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde, “asgari ücretin ilk ihale ilanından sonra ve 31.12.2003 tarihi sonuna kadar yeniden tespit edilmesi halinde eski ve yeni saat ücretleri arasındaki fark ile bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ve işsizlik sigorta priminde meydana gelecek artış farkları, herhangi bir indirime tabi tutulmadan Üniversite tarafından ödenecektir. Ancak, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre, alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasında esas alınacak gösterge ve üst gösterge tablolarının değiştirilmesi nedeniyle prime esas olan aylık alt sınırının artması halinde işverence karşılanması gereken prim farklarının ödenmesi Üniversite tarafından yapılmayacaktır.” düzenlemesi mevcuttur. Hukukumuzda sözleşme serbestisi ilkesi bulunmaktadır. BK.nun 19. maddesi uyarınca, Kanuna ve ahlaka aykırı olmamak koşuluyla serbestçe sözleşme düzenlenebilir. Yanlar arasında serbest iradeyle imzalanan sözleşmenin anılan maddesi tarafları bağlayıcı olup, sözleşmenin 911. fıkrası gereğince asgari ücretin arttırılması halinde bu fark ile aradaki farktan doğan ve işverence karşılanması gereken farkların davacılara ödenmesi konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Oysa 912. fıkrası ise, prime esas kazanç alt sınırdaki artışların ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı, prime esas kazanç altı sınırının asgari ücretten düşük olduğunu, ancak sözleşmenin uygulanacağı 2003 yılı prime esas kazanç alt sınırı asgari ücreti geçtiğini, sözleşmenin kendileri açısından katlanılamayacak hale geldiğini iddia etmişse de, davacı tarafından ibraz olunan 1997-2004 yılları arası prime esas alt kazanç sınırları ile asgari ücret miktarlarını gösteren mukayeseli tabloda prime esas kazanç alt sınırın sürekli olarak asgari ücretten yüksek olduğu, bu haliyle 2003 yılında prime esas kazanç alt sınınnın asgari ücretten ilk defa yüksek tespit edildiği iddiasının doğru olmadığı ve davacının bunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, tacir olan davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekir. Öyle olunca, davanın tümden reddi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlannın incelenmesine yer olmadığına, 28.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.