YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8096
KARAR NO : 2007/12671
KARAR TARİHİ : 01.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ve dava dışı … ile mülkiyeti davalıya ait dükkanı kahvehane olarak işletmek üzere adi ortaklık kurduklarını,tüm tadilat ve tamirat işi ile mefruşat alım masraflarını dava dışı ortak ile birlikte yaptıklarını, daha sonra dava dışı ortağın davalı ile ayrı ayrı 2.200,00 YTL ödemeleri karşılığı ortaklıktan ayrıldığını, kendisinin 2.200,00 YTL yi ödediğini, ancak davalının bunu ödemediğini, davalı ile aralarında yapılan 28.7.2005 tarihli sözleşme gereğince kahvehanedeki demirbaş ve menkul malların değerinin 10.000,00YTL olduğunun ve bunun ½ oranında ortaklara ait olduğunun karalaştırıldığını, 12.9.2005 yılında davalının çalışandan anahtarı alıp ortaklığı bitirdiğini, kahvhane kapandıktan sonra içindeki eşyaları çıkan ortağa ödemesi gereken bedel karşılığı verdiğini,oysa çıkan ortakla toplam 7.798,00 YTL harcadıklarını, bunun yarısı olan 3.894,00 YTL ile diğer ortağa ödediği 2.200,00 YL zararı olduğunu ileri sürerek fazlasını saklı tutarak toplam 6.099,00YTL nin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare verdiği 12.6.2006 tarihli dilekçe ile sözleşmeye göre yarı pay bedelinin 5.000,00 YTL olduğunu, işyerinin mütemmim cüzü haline gelmiş olan tamirat ve tadilat bedeli nin yarısı olan 971,00 YTL nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile çıkan ortağın tüm malzemeyi aldıkların, sonra anlaşamayınca Yakup’un ortaklıktan ayrıldığını, davacının 2.200,00YTL ortaklık payını ödediğini,kendisinin de bir kısmını ödediğini, 1.250,00 YTL borcu kaldığını, ancak Yakup’un davacının bilgisi ile içerdeki eşyayı götürdüğünü, kendisinin borcuna karşılık eşyayı götürmesini söylemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, malzemenin davalının talimatı ile borcuna mahsuben diğer ortağa verildiğinin ispat edilememiş olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı ve dava dışı ortak ile birlikte davalıya ait yeri kahvehane olarak işletmek üzere adi ortaklık kurduğu, dava dışı ortağın tarafların rızası ile ortaklıktan çıktığı, ortaklık payına karşılık olarak davacı ve davalının çıkan ortağa 2.200,00 YTL ödemesinin kararlaştırıldığı, davacının bu parayı ödediği, davacı ile davalı arasında 28.7.2005 tarihli adi ortaklık sözleşmesi gereği tarafların kahvehaneyi yarı yarıya paylı olarak işlettikleri, ancak kahvehanedeki eşyaların kapandıktan sonra çıkan ortak tarafından götürülmüş olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı eşyaların davalının çıkan ortağa olan borcu karşılığı davalı tarafça verildiğini ileri sürmekte, davalı bu iddiayı kabul etmeyip eşyaların davacının bilgisi dahilinde çıkan ortak tarafından alındığını bildirmektedir. Taraflar arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesine göre kahvehanedeki demirbaş ve menkul malların yarısı davacıya aittir. Davacı çıkan ortağa olan borcunu ödemiştir. Bu durumda davacının, davalının borcu için yarısı kendisine ait olan eşyaları çıkan ortağa vermeyi kabul etmiş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki ortaklığın sona ermesiyle davalıya ait olan dükkan da kahvehane haline getirilmiş şekliyle davalıda kalmıştır. Ayrıca davacının dava dışı ortak ile birlikte taşınmaza yaptığı giderler konusunda ortaklık anlaşmasında bir hüküm bulunmamakta olup, davacının bu giderleri yeniden talebe hakkı bulunmamaktadır.Hal böyle olunca mahkemece davacının talebi de gözetilmek suretiyle ortaklık sözleşmesinde belirtilen davacının yarı oranda sahip olduğu ortaklık payını davalıdan talep etmeye hakkı olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.