YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4206
KARAR NO : 2007/8769
KARAR TARİHİ : 19.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesiyle 11.9.2000 tarihinde 3.366.000.000 TL borç para gönderdiğini, davalının borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç para almadığını, vaktiyle aldığı borca karşılık senet düzenlediğini ve ödediğini, davacının kendisinin çalıştığı işyerinin genel müdürü olduğunu, işyeri için gönderdiği bazı paraları tahsil edip, muhasebeye teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; davalının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra dava dışı şirket kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
11.4.2005 tarih ve 1649/6652 sayılı Dairemiz bozma ilamında açıkça davacının davalıya gönderdiği banka havalesinde davaya konu paranın borç olarak gönderildiğine ilişkin olarak bir kayıt bulunmadığı, davalının savunmasının gerekçeli inkar niteliğinde olduğu, davacının davalıya borç para verdiğini yasal delilerle ispatlamak zorunda olduğu belirtilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra davacının talebi doğrultusunda tarafların çalıştıkları dava dışı … Tel Üretim A.Ş.’nin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmış, rapor doğrultusunda Şirket kayıtlarında davaya konu paranın gözükmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; ispat külfeti 2007/4206-8769
kendi üzerinde bulunan davacı bozma ilamından sonra da davaya konu paranın borç olarak gönderildiğine dair herhangi bir yasal delil sunamamıştır. Dava dışı şirket kayıtlarında bu paranın gözükmemiş olması davacıyı davasında haklı kılmaz. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş ve yine ispat yükü ters çevrilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu durum açıkça “Usuli kazanılmış hak” ilkesine aykırılık teşkil eder. Toplanan delillerden davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği, 8.6.2006 günlü oturumda da hatırlatılan yemin hakkını kullanmaya gerek olmadığını bildirmiştir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 19.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.