Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8983 E. 2007/14211 K. 27.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8983
KARAR NO : 2007/14211
KARAR TARİHİ : 27.11.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 11.7.2003 tarihinde kömür satış sözleşmesi imzaladığını, davalının sahte kantar fişleri ile kömür teslimi yapmak sureti ile eksik teslimat yapıp fazla tahsilat yaptığını, buna rağmen hakkında haksız olarak icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek,borçlu olmadıklarının tespitine %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, davacıda katılma yolu ile hükmü temyiz etmiş, mahkemece, davalının temyiz süresini geçirdiğinden temyiz talebinin reddine, davacı da katılma yolu ile temyiz ettiğinden temyiz talebinin reddine karar verilmiş; temyiz talebinin reddine ilişkin karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden kararın davalıya tebliğe çıkartıldığı, tebliğ evrağının bila infaz döndüğü, davalı vekilinin kalemde evrağı bizzat tarih belirtmek sureti ile tebellüğ ettiği, temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine dair mahkeme kararının kaldırılarak temyiz incelenmesi yapılmasına karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K 72.madde uyarınca açılan menfi tesbit davasında borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilir. Yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığına göre mahkemece bu isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinin hükümden çıkartılarakyerine “asıl alacak 9.277,63 YTL’nın % 40’ nispetinde 3.710,90 YTL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 375.69 YTL.nın davalıya, 12.20 YTL. peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.