YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2867
KARAR NO : 2022/7253
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/09/2020 tarih ve 2017/695 E- 2020/515 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 15/01/2021 tarih ve 2020/1317 E- 2021/85 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Banka ile dava dışı Çetinkaya Pazarı Tuhafiyecilik Otelcilik Tur. Rest. San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine göre kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine Beşiktaş 17. Noterliği’nin 09/08/2016 tarih 56622 yevmiye nolu ve Samsun 2. Noterliği’nin 02/08/2017 tarih 22706 yevmiye nolu ihtarnameleri ile borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine her bir kefilin kefalet limitleri ve kendi temerrütleri dikkate alınarak Samsun 9. İcra Müdürlüğü’nün 2017/114213 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı neticesinde takibin durduğunu, bu nedenlerle davalıların haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddine, davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, dava dışı Çetinkaya Şti. ile 2013 yılı Ocak ayı içerisinde yeniden bir kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede müvekkillerinin imzası olmadığını, eski sözleşmedeki bonoların iptal edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, Çetinkaya Paz. Tuhafiyecilik A.Ş. Çetinkaya Teknoloji Ürünleri İletişim Org. İnş. A.Ş. ve …’nın 2015 yılından sonra davacı alacaklı bankadan kredi kullandıklarını, bu konuda davacı bankanın alacağının hangi sözleşmeye dayandığını ve bu kredileri kim tarafından kefalet verildiğinin bildirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 1.492.134,57 TL asıl alacak, 1.021.849,60 TL işlemiş faiz, 51.092,48 TL BSMV olmak üzere toplam 2.565.076,65 TL nakdi alacak hakkında (davalılar …, … ve … yönünden 18.739,39 TL asıl alacak, 13.080,09 TL işlemiş faiz, 654,00 TL BSMV olmak üzere toplam 32.473,48 TL olmak üzere) itirazın iptaline, takibin devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası %72 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ile faizin %5’i gider vergisi uygulanmasına, toplam alacağın (davalılar …, … ve … yönünden 32.473,48 TL’den olmak üzere) %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminat talebinin reddine, çek depo bedeli yönünden talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.