YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2857
KARAR NO : 2022/7499
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.01.2019 tarih ve 2017/371 E. – 2019/20 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.01.2021 tarih ve 2019/883 E. – 2021/77 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03, 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40 ve 43. sınıf bir kısım mal ve hizmetlerde “Bizim” ibaresi ile pek çok tescilli markasının bulunduğunu, “BİZİM” markasının tanınmışlık kazandığını, milyonlarca değişik seçenek imkanı bulunmakta iken, davalının 41 ve 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için, 08.06.2016 tarih ve 2016/50882 numaralı “BizimPark” ibaresini marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle iyiniyetle yapılmış bir başvuru olarak nitelendirilmediğini, “park” ibaresinin hiç kimsenin tekeline verilmesi mümkün olmayan kamusal bir ad olduğunu, markanın esaslı unsurunu “Bizim” ibaresinin oluşturduğunu, itiraza mesnet “BİZİM” esas unsurlu markaların emtia listelerindeki ürünler ile davalının “BizimPark” şeklindeki marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetlerin de aynı ve benzer olduğunu, buna rağmen başvuruya itirazlarının Türkpatent YİDK’nın 2017-M-6363 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının itirazına dayanak markaları ile başvuru arasında görsel ve işitsel farklılıklar bulunduğunu, davacının birebir “BİZİM” ibareli 43. sınıfta tescilli markasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının “şekil+BizimPark” ibareli marka başvurusu ile davacının “Bizim” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, sesçil benzerliğin de çok düşük düzeyde olmakla birlikte markalar arasında iltibas düzeyine ulaşmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım yoluyla hak iddiasının kanıtlanamadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki tanınmışlık iddiası açısından ise taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının kanıtlanmadığı, başvuru ibaresinin davalı tarafça kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığıgerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.