Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/1559 E. 2007/4341 K. 30.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1559
KARAR NO : 2007/4341
KARAR TARİHİ : 30.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenici olarak davalının inşa ettiği … hanından birer tane kapalı otoparkı olan büro satın aldıklarını, ancak binanın kapalı otoparkına girip çıkılamadığını ve otoparkın kullanılmadığını, büroların bu nedenle ayıplı olduğunu, ayrıca bu yüzden değerlerinin düştüğünü, davacı …’in bürosunu kullandığını, ancak otoparkı kullanamadığından arabasını ücretli otoparka bıraktığını, diğer davacının da kiraya verdiği bürosundan otoparkı kullanamadığından kiracının çıktığını ve uzun süre sonra boş kalıp düşük bedelle kiraya vermek zorunda kaldığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, büroların satın alma bedeli ile değer düşüklüğü ve satılması halinde, otoparklı bürolara göre daha düşük bedelle satılacağından kayıpları olduğu gibi araçlarını ücretli otoparka bıraktıkları ve kiracının çıkıp boş kalması ve düşük bedel ile kiraya vermek zorunda kaldıklarından her bir davacı için 5.000 … YTl.nın tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece davaya konu taşınmazın tapu kaydında mesken olduğu anlaşıldığından 4077 sayılı kanunun 1,2,3, ve 23. maddeleri gereğince tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar dava konusu taşınmazın tapuda mesken olduğu gerekçesiyle davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de davacı, dava konusu
2007/1559-7341
dairelerin bulunduğu binanın … hanı olduğunu ve işyeri niteliğinde bulunduğu iddiasıyla bu davayı açmış, davalı da dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın … hanı olduğunu ve işyeri niteliğinde bulunduğunu kabul etmiştir. Davacıya ait 12 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin de dosyaya ibraz edilen … kullanma izin belgesinde daire olarak gösterildiği ayrıca dosyada mevcut yönetim planında da kat maliklerinin daire ve dükkan maliklerinden oluşturulduğunun bildirildiği görülmüştür. 4077 sayılı yasanın değişik 3/C maddesindeki mal tanımı konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar” 3/E maddesinde tüketici tanımı ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanın ya da yararlanan … ya da tüzel kişi” olarak tarif edilmiştir. Dava konusu taşınmaz her ne kadar tapuda mesken olarak geçmekte ise de bulunduğu binanın işhanı olup fiilen işyeri olarak kullanıldığı ve bu amaçla satın alındığı da anlaşılmaktadır. Taşınmazın tapuda fiili duruma aykırı olarak mesken gösterilmesi davanın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bu durumda davaya konu taşınmaz 4077 sayılı yasanın kapsamına girmemekte, davacı da yasanın öngördüğü anlamda tüketici olmamaktadır. Öyle olunca davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Mahkeme işin esasına girilip taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.