Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2857 E. 2007/6635 K. 11.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2857
KARAR NO : 2007/6635
KARAR TARİHİ : 11.05.2007

… İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili avukat … ile … Büyükşehir Beld. Başk. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 5.4.2006 tarih ve 52-61 sayılı hükmün Dairenin 20.12.2006 tarih ve 12925-16598 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya ait … deki taşınmazın ihale sonunda 16.1.2004 tarihli sözleşme ile kiralandığını, sözleşme gereğince kendine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak hazırladığı projenin davalıya bağlı İmar Müdürlüğünce ve taşınmaz üzerindeki başkaca yapılaşmalar gerekçe göstererek onaylanmadığını, kiralanan yerin ayıplı olduğunu ve fiili teslimin yapılamadığını, sözleşmenin 20.maddesi gereğince fiili engelin kalkmasına kadar beklemeyi tercih ettiğini, bu arada kira bedellerini ihtirazı kayıtla ödendiğini ileri sürerek, haksız tahsil edilen 77.000.000.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, kendilerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, taşınmazın amacına uygun kullanım ile diğer işlemlerin davacı tarafından yerine getirileceğini, ödenen kira bedellerinin geri istenemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiralanan taşınmazın çay bahçesi ve kır kahvesi olarak kullanılabileceği, taşınmazın bu amaca uygun olduğu, davacının kullanımının engellenmediği gibi, olayda davalının kusurlu da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce onanmış olup, bu defa davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava çay bahçesi-kır kahvesi olarak kiralanan taşınmazın fiili olarak teslim edilememesi nedeniyle ödenen kira bedellerinin istirdadı, fiili teslim yapılıncaya kadar da kira bedelinden sorumlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davalı tarafından açılan ihale sonucunda Burun Bahçe 195 ada 5 nolu parselin Çay bahçesi-kırkahvesi olarak kullanım amacıyla davacı tarafından 16.1.2004 tarihli sözleşme ile ve 3 yıl süreyle kiralandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesi gereğince kiralananın amacına uygun hale getirilmesinin davacıya ait olduğu gibi, sözleşmenin 25.maddesinde ek tesis yapılması ile ilgili düzenleme de yapılmıştır. Ne var ki davacı, taşınmazın fiilen teslim edilemediğini, taşınmaz üzerinde daha evvelden mevcut yapılar nedeniyle hazırlanan projenin tasdik edilmediğini, bu sebeple taşımazın kiralanmasındaki amacına uygun hiç kullanılmadığını ileri sürmekte ve sözleşmenin 20.maddesindeki düzenlemeye dayanmaktadır. Sözleşmenin Yer Teslimi başlıklı 20.maddesinde ise, “sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren belediye, sözleşme konusu kiralananı kiracıya teslim eder. Ancak yer teslimi hukuki veya fiili bir engel nedeniyle imkansız hale geldiği taktirde kiracı dilerse engelin ortadan kalkmasını bekler, dilerse akdi fesheder, akdi feshederse yatırmış olduğu teminatlar kendisine iade edilir. Bu durumda kiracı belediyeden zarar ziyan talebinde bulunamaz” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Davalıya bağlı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün 6 Ekim 2004 ve 18 Kasım 2004 tarihli yazılarında, sözkonusu yerde başka yapılaşmaların olduğu, hazırlanan imar durumu yazısında belirtilen asgari şartların oluşmadığı gerekçe gösterilerek davacının taleplerinin bu aşamada değerledirilmediği belirtilmiştir. Bu durumda kiralanan taşınmazın fiili ve hukuki engel nedeniyle davacıya teslim edilemediği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, sözleşmenin 20.maddesinde belirtilen seçimlik hakkını kullanarak sözleşmenin feshi yerine engelin kalkmasını tercih ettiğine göre, kiralanın taşınmazın davacının eyleminden doğmayan mevcut engelin kalkmasına kadar davacının kira ile sorumlu tutulması mümkün değildir. Taşınmaz üzerinde önceden mevcut olan yapılaşma davacı tarafından yapılmadığı gibi, bunları kaldırmak davacıya değil davalıya aittir. Böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin kararın Dairemizce zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacının karar düzeltme itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Dairemizin 20.12.2006 tarih ve 2006/12925- 16597 sayılı kararının kaldırılarak, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.