YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/823
KARAR NO : 2007/2623
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile davalı vekili avukat … … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 9.4.2002 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile belirlendiği şekilde, Kooperatifin mevcut ve açılacak davalarını takip etmek ve hukuki danışmanlığını yürütmek üzere 9.4.2002 tarihinde vekalet verildiğini ve ücret sözleşmesi düzenlendiğini, bu şekilde avukatlık işlerini yürütmekteyken yönetimin değişmesi nedeni ile 26.8.2002 tarihinde azledildiğini, haksız azil nedeni ile sözleşmede belirlenen ücretin tümünün ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 8.000 YTL. ödeme dışında kalan bakiye ücret tutarı 47.000 YTL.nın temerrüt tarihinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca dosyalarda gerekli işlemleri yapmadığını, görevini ihmal ettiğinden haklı olarak azil edildiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu, aldığı 8.000 YTL:nın yaptığı hizmetin karşılığı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından 10.4.2002 tarihinde davacı avukata vekalet verildiği ve imzalanan tarihsiz sözleşmenin 1. maddesi ile de avukatın üzerine aldığı işin “ … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/924-1997/783-2000/519 sayılı ve buna bağlı birleşen ve birleşecek davalar ile ayrıca müdahil olunacak diğer davalar ile eski yönetici ve yükleniciler hakkında Savcılık şikayeti ve açılacak ceza davalarının takip ve sonuçlanması, davalar sonuçlanıncaya kadar hukuki danışmanlık, 1997/924 davaya konu gayrimenkullere ait açılacak olan yeni davaların takip ve sonuçlandırılması, Kooperatif tarafından açılmış davalara karşı açılacak karşı davalar, Kooperatif arazisi üzerinde 3. şahıslar arasındaki mevcut ve açılacak davalara müdahil sıfatı ile katılmak, hülasa Kooperatif Yönetim Kurulu’nun 9.4.2002 tarihli kararında yazılı işler “ olduğu açıklanmış ve 10. maddesinde de sözleşmeye konu işten dolayı avukata 5.000 YTL. peşin ve her … 1.000 YTL. olmak üzere toplam 55.000 YTL. ücret ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin atıf yaptığı 9.4.2002 tarihli Yönetim Kurulu kararında da aynı işlerin davacı avukata verildiği açıklanmıştır.
Mahkemece, sözleşmenin içeriği itibariyle yapılacak işlerin belli olmadığı, 3 adet dosya numarası yazılmış olmakla beraber sınırlandırılmayan muhtemel bir çok işin sözleşmeye konu edildiği ve bu işlerin değerinin de belirtilmediği, bu nedenle sözleşmenin geçerli olmadığı açıklanarak, davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından davacı avukata gönderilen 26.8.2002 tarihli azilnamede de, sözleşmede kooperatif mühürü olmadığı, ücretin net olmadığı , muhtelif davalar gibi soyut ifadeler taşıdığından geçersiz olduğu anlaşıldığından vekaletten azledildiği açıklanmıştır.
2.5.2001 tarihinde değişen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesinde , Avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenleneceği ve belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerektiği açıklanmıştır. Yukarıda içeriği açıklanan sözleşmede, davacı avukatın yapacağı hukuki yardımlar açık ve belirgin olarak yazılmış olup anılan yasa hükmü karşısında sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Davalı cevap dilekçesinde , davacının görevini gerektiği şekilde özen göstererek yapmadığını, emek harcamadığını kararları tebliğe çıkarmadığını bu nedenle haklı olarak azledildiğini savunmuştur. Gerçekten de davacı avukatın, vekil olarak borçları BK’nun 389 ve devam maddelerinde gösterilmiş olup, öncelikle vekilin BK.nun 390 maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. 2007/823-2623
Şayet vekili görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, vekil edenin vekilini azli haklıdır. Avukatlık kanununun 174. maddesi hükmüne göre azil haklı ise avukatlık ücretinin ödenmesi gerekmez, haksız azil halinde ise ücretin tamamına avukat hak kazanır. Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğu açıklanıp davanın reddine karar verilmiş, davalının azlin haklı olduğuna dair savunması üzerinde gerektiği şekilde durulup araştırılmamıştır. Her şeyden önce numaraları bildirilen dosyalarda davacının görevini yerine getirip getirmediği, bir ihmal ve kusurunun olup olmadığı hususunda bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece, davacı avukatın azledildiği tarihe kadar verilen işlerde , bir ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı, gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile araştırılarak, azilin haklı olup olmadığı belirlenmeli, şayet azil haksız ise taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen bakiye ücrete karar verilmeli, azil haklı ise davacı ücrete hak kazanmayacağından dava red edilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan aksi düşüncelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.