YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8873
KARAR NO : 2007/14116
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yükleniciden inşaa ettiği binanın 31 numaralı bağımsız bölümünü satın aldığını davalının satıma konu daire ile diğer dairelere bir kapalı, bir açık olmak üzere iki adet otopark tahsis edildiğini vaadettiğini, ancak kendisine açık otopark verilmediğini, ihtarında sonuçsuz kaldığını, ileri sürerek uğradığı zarar karşılığı fazlası saklı kalmak üzere 2000 YTL’nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya iki adet otopark tahsis edildiği iddiasının asılsız olduğunu, esasen imar durumunun buna müsait de olmadığını, hak düşürücü süreninde geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, bilirkişi tarafından davacının zararının 5.000 YTL olarak belirlendiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 2.000 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümükün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı müteahidin inşaa ettiği binadan davacıya daire sattığı sırada birişi açık, diğeri kapalı olmak üzere iki adet otopark vermeyi taahhüt ettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu husus mahkemeninde kabulündedir. Davacıya açık otopark yeri tahsis edilmediği için dairenin değer kaybından dolayı davacının zarara uğradığı da açık olup, davalı davacının bu zararını karşılamak zorundadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 5.000 YTL zarara uğradığı belirtilmiş ise de, bilirkişinin belirlemesi somut verilere dayanmadığı için esas alınamaz. Hemen belirtmek gerekirki davacının zararının tespit edilebilmesi için, dairemizce öteden beri benimsenen nispi metodun kullanılması gerekir. Nispi metod ayıplı ve ayıpsız değer arasındaki oran, kararlaştırılan semere uygulanarak ödenecek tazminatın bulunmasıdır. Buna göre öncelikle davaya konu dairenin satış tarihinde açık otoparkı olmaksızın satılması halindeki değeri ile, yine satış tarihindeki açık otoparklı olarak satılması halindeki değerleri belirlenmeli, belirlenen bu değerlerin birbirine oranlaması yapılmalı, bulunan rakamın dairenin satış tarihindeki satış bedeline uygulanması ve bulunacak rakama hükmedilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek az yukarıda açıklanan ilke ve kurallara uygun olarak bilirkişiden rapor alınması, davacının önceki hükmü temyiz etmediğide gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hümün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.