Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4901 E. 2006/11155 K. 06.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4901
KARAR NO : 2006/11155
KARAR TARİHİ : 06.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukat duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat …ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının vekilliğini üslendiğini aralarında 17.5.2000 tarihli sözleşme düzen- lendiğini, ancak davalının 16.5.2003 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiğini, takip ettiği 828 adet icra takip dosyası ile 26 adet dava dosyasındaki yasal vekalet ücreti ile, davalıdan alması gereken ücretine karşılık olarak şimdilik 1.0000.000.000 liranın 19.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 39.329.000.000 Tl.nın tahsilini istemiştir.
Davalı sözleşmenin 3. maddesi hükmüne göre süreli olan sözleşmenin yenilenmediğinin davacıya bildirildiğini, sözleşmeye göre hak edilen ücretlerin ödendiğini, dosyaların gereği gibi takip edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının hak ettiği 39.329.92 YTL.nın, 1.000 YTL.sına 24.12.2003 dava tarihinden, kalan kısmına 19.10.2005 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davalı idarenin 17.5.2000 tarih ve 264 sayılı Yönetim kurulu kararı gereği, aynı tarihte taraflar arasında düzenlendiği konusunda çekişme olmayan, dosyada bulunan tarihsiz “vekalet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 3. maddesinin 1. fıkrasında sözleşmenin süresi bir yıl olduğu, taraflar sözleşme bitiminden bir … önce yazılı olarak fesih ihbarında bulunmadığı takdirde aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı, 3. maddenin 2. fıkrasında taraflarca her zaman yazılı ihbar tarihinden itibaren bir … sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin fesih edilebileceği, 3. maddenin son fıkrasında sözleşmenin feshi halinde ücretin 4. maddeye göre belirleneceği kararlaştırılmıştır. Ücretin belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinin 1. fıkrasında, yapılacak takiplerde ve bu takiplere bağlı olarak açılan davalarda, karşı taraftan tahsili gereken avukatlık ücretinin avukata ait olacağı, bu ücretin asıl alacağın tüm ferileriyle tamamen tahsili halinde ödeneceği, 4. maddenin 2. fıkrasında, borçlu adresinin tesbit edilememesi ve icra merciinin adres tesbiti yapılamadığına ilişkin yazısı ile birlikte dosyanın iadesi halinde, avukatın takibe konu meblağın %1’nin ücret olarak ödeneceği, 4. maddesinin 3. fıkrasında, kısmi tahsilat halinde ve borçlu adresi tesbit edilemeyen ve bakiye alacağın tahsili mümkün olmayan hallerde yapılan tahsilat miktarına isabet eden oranda ve ayrıca tahsilatı mümkün olmayan kısım üzerinden %1 oranında, 4. maddenin 4 ve 5. fıkralarında, alacağın hiç tahsili kabil olmadığı takdirde %1 oranında, avukatın icra takibinden önce tahsilatı sağlaması halinde icra vekalet ücretine tekabül eden miktarda, 4. maddenin 6. fıkrasında, alacağın tahsilinin yapıldığı süreye göre avukata %3-2 oranında prim ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Yine dosyada bulunan, davalı tarafından davacıya gönderilen 16.5.2003 tarihli ihtarla, sözleşmenin yenilenmeyeceği ve fesih edildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 3. maddesi ile sözleşme süresinin bitiminden bir … önce veya her zaman bir … sonra hüküm ifade etmek üzere, tarafların yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre, davalının sözleşme bitim tarihinden önce, 16.5.2003 tarihinde gönderdiği ihtarla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azilin sonuçlarını doğuran bir fesih değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Öyle olunca davacı, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, sözleşmenin 3. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, yine sözleşmenin 4. maddesi gereğince ücret istemeye hakkı vardır. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyaları ile, tahsilat yapılması mümkün olmayacağı anlaşılan dosyalardan dolayı davacının sözleşmenin 4. maddesine göre ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir. Sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı da davacının sarfettiği emek ve mesaisi nazara alınarak, sözleşmenin 4. maddesine göre isteyebileceği ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmak üzere hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak, uygun bir miktarı ücret olarak isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının talep edebileceği alacağı bilirkişilerden ek rapor alınarak belirlenip, bu miktara hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle eksik bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bent gereği davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 6.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.