YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2623
KARAR NO : 2022/16457
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
…
…
…
Sanık …’in yokluğunda verilen kararın sanığa 22.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın ise 01.06.2015 tarihinde öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu sanık yönünden ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Sanıklar hakkında sahte fatura kullanma suçundan kamu davası açılmış ise de; dosyada bulunan Eskişehir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 29.01.2014 tarih ve 2014/15 Karar sayılı mütalaasının yalnızca sanık … hakkında olduğu, sanık … hakkında verilmiş bir mütalaa bulunmadığı dikkate alınarak; öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın bu sanık yönünden de verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması,
2) “Sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği nazara alındığında; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2014 tarihli ve 2014/1387 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan kamu davası açıldığı ancak sanık hakkında verilen hükmün gerekçesinde sahte fatura düzenleme suçundan bahsedilip hüküm kısmında da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan denilmesi suretiyle hükmün karıştırılması yasaya aykırı,
3) Sanık … yönünden suçun sübutu halinde ise, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.