YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14812
KARAR NO : 2007/2561
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatı tarafından duruşmalı, davalı … …’in mirascıları … … tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … … ve … Han (…)vekili avukat…. ile davacı vekili avukat … … gelmiş diğer davalılar adına gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri … … ile aynı evi paylaşan davalıların uzun süre ortak … yaparak gelirlerini bu ortaklığa tahsis ettiklerini, 12.7.1999 tarihinde murislerinin ölümünden sonra da kendileri ile bu ortaklığın devam ettiğini, ortaklığın yönetim yetkisine sahip olan davalı …’in ortak malların bir bölümünü satmasına rağmen hisselerini vermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müşterek mallardan dolayı şimdilik 15.000.000.000 TL. nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, ortak malların şahitler huzurunda yapılan yazılı sözleşme ile paylaşıldığını, davacıların paylarını aldıklarını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 1.9.2002 tarihli taksim sözleşmesi ile malların taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, davacıların temyizi üzerine Dairemizce, “bütün ortakların katılımı ile imzalanmış, tüm ortaklık mallarının tasfiyesine ilişkin geçerli bir sözleşmenin
2006/14812 2007/2561
bulunmadığı, bu durumda adi ortaklığın B.K.538 ve devamı maddeleri gereğince tasfiyesine karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın kısmen kabulüne, her bir davacı yönünden 1118,18 YTL’nin 18.4.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm … … ile … …’in mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ( …m. 28/1 ). Bu durumda davaya, ölen tarafa karşı devam edilmesine olanak yoktur. Ancak, ölenin malvarlığı haklarına ilişkin davalar mirasçılarına geçeceğinden ( …m.599 ), bu tip davalar yönünden açılmış bir davanın yargılaması sırasında, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılarının halef olduklarının kabulü ile davanın ölen kişinin mirasçılarına karşı yürütülmesi gereklidir. Taraf ehliyeti, dava koşullarından olup, mahkemece resen göz önünde bulundurulması zorunludur. Davalılardan … …’in yargılama sırasında 17.6.2005 tarihinde vefat ettiği, dosyada mevcut olan veraset ilamı ve nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Ölümle adı geçen davalının taraf ehliyeti sona erdiği için veraset belgesine göre yasal mirasçıları davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tamamlanmadan, ölü kişi aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde 558.09 YT.nın … … mirascılarına, 558.20 YTL.nın … …’e iadesine, 500 YTl. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.