YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9779
KARAR NO : 2006/12479
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir kısım davalıların kök murisleri … …’in 1.3.1982 başlangıç tarihli sözleşme ile kendisine bir dükkan kiraladığını, …’ın vefatından sonra davalıların bu taşınmazı, davalılardan … …’a sattıklarını, sözleşmenin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydın iptalini olmadığı taktirde sözleşme sırasında teminat olarak ödediği 22 ayar 1 kg altın bileziğin veya o günkü raiç bedelinin iadesine karar verilmesini istemiş, dava değeri olarak da 1.000.000.000 Tl. göstermiştir.
Bir kısım davalılar sözleşmedeki imzanın murislerine ait olmadığını ileri sürmüşler, bir kısmı ise savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, adli Tıp Kurumu raporu esas alınmak ve sözleşmedeki imzanın kiralayan … …’e ait olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle 1.000.000.000 Tl.nın … … mirasçılarından tahsiline, … … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararının karar başlığında “davacı Vakıf Vekili” sözlerinin mahkemece zuhule dayalı olarak yazılmış bulunmasına ve bu yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilme olanağının bulunmasına göre davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinin özet (konu kısmında 1kg 22 ayar altının iadesi” olduğuna vurgu yapmış; aynı dilekçenin netice’i talep kısmında ise “22 ayar altın bileziğinin iadesini veya o günkü raiç bedelinin iadesini” demek suretiyle tercih hakkını öncelikle altının aynen iadesi yönünde kullanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle 1 kg 22 ayar altın bileziğin dava tarihi itibariyle değeri belirlenmeli, belirlen bu değere göre davacıdan eksik harcı tamamlaması istenmeli ve eşyanın misline hükmedilmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.